Devrim niteliğindeki DeFi Protokolü IPOR 22 Mart 2023'te Bitget'te listelenecek

 

Bitget, geleneksel finans oyuncuları için IPOR pratik çözümü ile DeFi ve TradFi arasındaki boşluğu dolduracak

Victoria, Seyşeller, 20 Mart, 2023 - En büyük kripto Copy Trade platformu Bitget, IPOR'un spot piyasanın İnovasyon Alanında listeleneceğini duyurdu. Dijital varlık için yatırma hizmetleri 22 Mart 2023 10:00’dan (UTC+3) itibaren sunulacak ve listeleme aynı gün saat 15:00'de (UTC+3) yapılacaktır.

IPOR Protocol, Inter Protocol Over-block Rate (IPOR) endeksini kullanan merkeziyetsiz bir faiz oranı türev borsasıdır. IPOR Endeksi, IPOR AMM, likidite havuzları ve Varlık Yönetimi akıllı sözleşmeleri aracılığıyla saklama kuruluşu olmayan zincir içi faiz oranı swapları sunmaktadır. Protokol, gelişmekte olan DeFi kredi piyasaları için faiz oranı türevleri ve endeksleri de dahil olmak üzere risk yönetimi araçları sağlayarak DeFi ve TradFi arasındaki boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Bu durum istikrarı artırmakta ve sabit gelirli yatırımları geleneksel finans oyuncuları için daha cazip hale getirmektedir.

IPOR ekibinin 2011 yılından bu yana kripto sektöründe yer alan üyeleriyle sahip olduğu engin deneyim, ona önemli avantajlar sağlamaktadır. Üç doktoralı, sabit gelir alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip kuantörler, 15 yılı aşkın deneyime sahip kurumsal yazılım geliştiricileri, Cardano'nun danışmanları ve 1inch'in kurucusu yer alıyor. TradFi'deki faiz oranı türev piyasası 450 ila 600 trilyon nominal arasında muazzam bir büyüklüğe sahipken, DeFi'de henüz kullanılmamıştır. IPOR protokolü, TVL'de 40 milyon doların üzerinde bir rakamla ilk 5 türev platform arasında ve Ethereum'da ilk 2 sırada yer almaktadır.

Bitget Yöneticisi Gracy Chen: "Vadeli işlemler ve Copy Trade’de lider bir kripto borsası olarak, ürün tekliflerini genişletmek bu yılki ana stratejimiz. Ayı piyasasında bile, hızla büyüyen spot işlemler piyasamızda daha fazla gelecek vaat eden projeyi desteklemekten mutluluk duyuyoruz ve IPOR'un benzersiz özelliklerinin hem DeFi hem de TradFi oyuncularını çekerek DeFi'yi daha geniş bir kitleye ulaştıracağına inanıyoruz."

Coingecko'ya göre, Bitget'in 24 saatlik işlem hacmi 845 milyon dolar civarında ve tüm spot borsalar arasında 10. sırada yer alıyor. Platform şu anda 529 işlem çifti ile 460'ın üzerinde coin'i desteklemektedir.

Bitget Hakkında

2018 yılında kurulan Bitget, temel özellikleri olarak yenilikçi ürünler ve sosyal işlem hizmetleri ile dünyanın lider ilk beş kripto para borsası arasındadır. 100'den fazla ülke ve bölgede 8 milyondan fazla kullanıcıya hizmet veren borsa, güvenli, tek noktadan işlem çözümü sunarak kullanıcıların daha akıllı işlem yapmalarına yardımcı olmayı taahhüt eder. Ayrıca, aralarında efsanevi Arjantinli futbolcu Lionel Messi, lider İtalyan futbol takımı Juventus ve resmi eSpor etkinlikleri organizatörü PGL'nin de bulunduğu güvenilir partnerlerle yaptığı işbirlikleri aracılığıyla bireylere kriptoyu benimsemeleri için ilham veriyor. Coingecko’ya göre, Bitget şu anda en iyi 5 vadeli işlem platformu ve en iyi 10 spot işlem platformu arasında yer alıyor.

 

Daha fazla bilgi için  Website  |  Twitter  |  Telegram  |  LinkedIn  |  Discord

Medya soruları için iletişim: mert.k@bitget.com

 

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

YORUM : Aşk Limanı - Nicholas Sparks

Katie adındaki gizemli bir kadın, Kuzey Carolina'nın küçük Southport kasabasına sığındığında, geçmişiyle ilgili sorular da peşinden geldi. 

Güzel ve çekingen Katie, insanlardan özellikle uzak durmaya çalışıyor gibiydi. Ancak beklenmedik olaylar onu iki kişiyle gönülsüz bir arkadaşlığa itecekti. Biri, iki çocuğunu tek başına büyüten iyi kalpli Alex, diğeriyse Katie'nin sözünü sakınmayan komşusu Jo. Katie tüm korkularına rağmen bu küçük kasabaya zamanla alıştı. Alex ve ailesiyle de giderek yakınlaşıyordu.

Bir yandan da onu ülkenin diğer ucundan Southport'a getiren ürkütücü bir geçmiş ve bu geçmişte yatan karanlık bir sır, Katie'yi korkutmaya devam ediyordu. Çok geçmeden, Jo'nun içten desteği sayesinde Katie önünde iki seçenek olduğunu anlayacaktı. Ya güvenliği için saklanmaya devam edecek ya da mutluluk için risk alacaktı. Ve tüm bu zorlukların ortasında tek güvenli liman aşktı. 


Orijinal Adı : Safe Heaven
Seri Sıralaması : Tek kitap
Goodreads Puanı : 4.21 
Sayfa Sayısı : 402 sayfa
Yayınevi : Artemis Yayınları 

***
     Herkese merhaba! Güzel bir aşk romanı ile karşınızdayım. Nicholas Sparks adını duymadıysanız bile muhtemelen filmlerini izlemişsinizdir. Zira kendisinin şu ana kadar 6 romanı filme çevrilmiş. Kitapları tam olarak aşk romanı kategorisine uyuyor. Ama sıkıcı aşk romanlarından olduğunu söyleyemem. Kendisi aralara yerinde olaylar, entrikalar vs yerleştirip okuyucuyu tempoda tutmayı başarıyor.
    Bu romanımızda eski hayatından kaçarak küçük bir kasabaya sığınan Katie'yi okuyoruz. Kendisinin neyden kaçtığı belli değil ama insanlardan uzak durmaya çalışıyor. Çalıştığı restoranda arkadaşı yok. Haliyle bu durumu insanların dikkatini çekiyor. 
    Karısını birkaç yıl önce kanser nedeniyle kaybetmiş ve 2 çocuğu ile bekar bir baba olarak yaşayan Alex, Katie'yi ilk gördüğü andan beri onunla yakınlık kurmak istiyor. Çocukları çok seven Katie ilk başlarda soğuk dursa da sonradan çocuklar aracılığıyla Alex ile yakınlaşıyor. Peki, Alex onun geçmişini öğrendikten sonra onunla kalmaya devam edecek mi? Katie'nin geçmişinden gelen tehdit ilişkilerini nasıl etkileyecek? 

not : Kitabın kapağı aynı zamanda film kapağı. Filmi henüz izlemedim ama izlersem bloga yorum olarak girmeyi düşünüyorum. 
  Herkesin bir geçmişi vardır. Ama geçmiş geçmiştir, o kadar. Geçmişten ders alabilirsin ama onu değiştiremezsin. (Kitaptan alıntı)
 
    Kitap biraz yavaş bir tempoda başlıyor. Sonlara doğru olaylar hızlanıyor. Katie'nin geçmişini muhtemelen çoğunuz şimdiden tahmin etmiştir. Zaten kitapta da büyük bir sır değil. Yanlış hatırlamıyorsam kitabın ortalarına doğru her şeyi öğreniyoruz. 
    Açıkçası ben kitaba başladığımda biraz sıkılmıştım. Ortada bir olay yoktu ve çok spontaneydi. Ama sonlarına doğru yazar beni ters köşe yaptı diyebilirim. Hele son sayfaları okurken tüylerim diken dikendi çünkü hiç tahmin etmediğim bir gerçeği öğrendim. Kitabın sonlara doğru hızlanan bir temposu var. Başta elinizde biraz sürünse de sonra 80-90 sayfayı bir günde okuyorsunuz.
    Aşk romanı hayranları için güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. Benim Katie ve Alex'in ilişkisine dair sevmediğim tek şey Alex'in tam bir melek oluşu. Gerçek hayatta böyle insanlar varsa dahi %0,01'lik dilimde olduklarını düşünüyorum. Nicholas Sparks'in şuana kadar okuduğum her kitabının erkek karakterleri böyle aslında. Tabi ki, kötü bir erkek karakter oluşturmasını beklemiyorum ancak erkek karakterleri biraz daha gerçeğe yakın olabilir. Bu kadar mükemmel olması beni kitaptan soğutuyor. Kadın karakterleri daha gerçeğe yatkın. 

    Okurken 3 yıldızlık bir kitap olduğunu düşünüyordum ancak son sayfalarda hiç beklemediğim o şaşırtıcı bilgi sayesinde 4 yıldızı hak ettiğini düşünüyorum. Sonunda azıcık duygulanmış da olabilirim. Ancak kitabın başının sıkıcı olması ve kadın karakterimiz Katie'nin yaptığı bazı saflıklar ve saçmalıklar nedeniyle 5 yıldız vermeye elim gitmedi. 



Puanım : 4/5


Bitget, FTX'in çöküşünden sonra kullanıcılara güvence vermek için Koruma Fonunu 300 milyon dolara yükseltti

 

Bitget, FTX'in çöküşünden sonra kullanıcılara güvence vermek için Koruma Fonunu 300 milyon dolara yükseltti

Lider global kripto para borsası Bitget, kripto kullanıcılarına daha iyi koruma ve daha fazla güvence sağlamak için Koruma Fonunu 300 Milyon USD'ye çıkaracağını duyurdu. Bu, Bitget'in, FTX'in çöküşünden ve kullanıcıları büyük kayıplarla bırakmasından sonra kripto piyasasının güvenini oluşturmaya yönelik büyük çabalarının bir parçası. Girişimler, FTX kullanıcılarını desteklemek için 5 milyon USD'lik Builders Fund ve hazırlık aşamasında olan ve 30 gün içinde piyasaya sürülecek olan Merkle Ağacı Rezerv Kanıtı'nı paylaşma planıyla birlikte geliyor.

BITGET’E HEMEN ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN!

Bitget'in Koruma Fonu, kullanıcının kripto varlıklarını korumak amacıyla bu yıl Temmuz ayında başlatıldı. 6000 BTC ve 80 milyon USDT'den oluşan 200 milyon USD değerinde bir fonla kuruldu. Fon tamamen kendi kendini finanse eder ve dış bürokrasi veya politika değişiklikleri olmaksızın kullanıcıların varlıklarını verimli bir şekilde kapsamak için daha fazla esneklik ve takdir yetkisi sağlar.

Artan 300 milyon USD koruma fonu, BTC, USDT ve USDC gibi yüksek likiditeye sahip popüler kripto para birimlerinden oluşacak. Borsa, fonun değerini önümüzdeki üç yıl boyunca geri çekilmeden güvence altına almayı taahhüt etti. BTC'nin fiyatı düştükçe fon değeri düşerse, Bitget, bakiyenin her zaman 300 milyon USD'den az olmamasını sağlamak için pozisyonu karşılamaya devam edecektir. Şeffaflığı sağlamak için fonla ilgili tüm bilgiler halka açıktır ve kullanıcılar cüzdan adreslerini buradan görebilir.

BITGET’E HEMEN ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN!

Bitget'in Yöneticisi Gracy Chen, "Bitget Koruma Fonu için genişletme, Bitget'in bir bütün olarak kripto alanında güveni artırmaya yardımcı olan başka bir hareketidir. Acil durum rezervi olarak ve ek sermaye ile çalışan fon, özellikle kripto alanındaki aşırı ve öngörülemeyen durumlarda kullanıcılar için birinci sınıf güvenlik ve koruma sunabilecektir. Koruma fonları gibi risk yönetimi politikalarının, önde gelen ve güvenilir borsalar için norm haline geleceğine inanıyoruz."

"Bitget, kullanıcılarımız için yeterli koruma ile platformun güvenli ve istikrarlı olmasını sağlamak için kaliteli çabalar üzerinde çalışmak için çabalıyor. Herkes için güvenilir ve şeffaf bir kripto ekosistemi oluşturma girişimlerine odaklanmaya devam edeceğiz."

BITGET’E HEMEN ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN!

Bitget Hakkında

2018 yılında kurulan Bitget, temel özellikleri olarak yenilikçi ürünler ve sosyal işlem hizmetleri ile dünyanın lider kripto para borsasıdır ve şu anda dünya çapında 100'den fazla ülkede 8 milyondan fazla kullanıcıya hizmet vermektedir.

Borsa, kullanıcılara tek noktadan ve güvenli işlem çözümleri sağlamayı taahhüt ediyor ve Arjantinli efsanevi futbolcu Lionel Messi, İtalyan lider futbol takımı Juventus, PGL Major'ın resmi espor kripto partneri ve lider espor organizasyonu Team Spirit dahil olmak üzere güvenilir partnerle işbirlikleri yaparak kripto kullanımını artırmayı hedefliyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

YORUM : Wenn Schmetterlinge Loopings Fliegen - Petra Hülsmann

 Na, das kann ja heiter werden! Als Karo ihre neue Stelle bei einem großen Hamburger Fußballverein antritt, muss sie feststellen, dass sie nicht wie geplant im gehobenen Management anfangen wird, sondern sich ausschließlich um den Spitzenspieler des Vereins kümmern soll - als Chauffeurin und Anstandsdame. Denn Patrick ist zwar ein Riesentalent, steckt seine Energie aber momentan lieber ins ausschweifende Nachtleben als ins Training. Von der ersten Begegnung an ist klar, dass Patrick und Karo sich nicht ausstehen können. Doch irgendwann riskieren die beiden einen zweiten Blick - und das Gefühlschaos geht erst richtig los
Orijinal Adı : Wenn Schmetterlinge Loopings Fliegen
Seri Sıralaması : Hamburg serisi #2
Goodreads Puanı : 4.21 
Sayfa Sayısı : 416 sayfa
Yayınevi : Lübbe Yayınları

  Herkese merhaba! Güzel bir aşk romanı ile karşınızdayım. Kitap yorumuna geçmeden önce kısaca içerikten bahsedelim. 
  Kahramanımız Karo memleketi Bochum’dan Hamburg’a taşınıyor. Her ne kadar başlangıçta iş bulduğunu zannetse de başvurduğu şirket onu son anda reddediyor. Memleketine geri dönmek istemeyen Karo başka bir firmada stajyer olarak işe başlamayı kabul ediyor. Aslında kendi alanıyla alakasız bir iş bu ama Bochum’a dönmemek için kabul etmek zorunda. İşi mi ne? Hamburg’un en ünlü futbol kulübünün en ünlü ve aynı zamanda en şımarık yıldız futbolcusu Patrick’e göz kulak olmak. Aslında bir nevi bakıcılık bu. Karakterlerimiz başlangıçta birbirinden hiç hoşlanmıyor. Şimdilik konuyu bu kadar açıklamış olayım. Daha fazlasını yazarak spoiler vermek istemem.


  Kitap Hamburg serisinin 2. Kitabı. Seride şuanda 6 kitap var ancak gönül rahatlığı ile herhangi birini okuyabilirsiniz. Çünkü kitapların birbiri ile herhangi bir bağlantısı yok. Tek ortak yanları hepsinin Hamburg şehrinde yaşayan insanlar olması. Ayrıca serinin kitaplarının hepsinin kitap tasarımına bayıldım!
  Kitap her ne kadar klasik bir kurguya ve olay akışına sahip olsa dahi yazarın karakter ilişkilerini yavaştan almasına bayıldım. Karakterlerimiz hemen aşık olmuyor. Öncelikle arkadaş olmaları ve zamanla birbirlerini tanımaları çok hoşuma gitti. Bir önceki okuduğum Sophie Kinsella kitabında karakterin hemen aşık olması beni rahatsız etmişti. Yazarların aşk kitaplarını biraz da olsa gerçekçi yazmaları hoşuma gidiyor. Bu kitapta ilişkiler yavaş ve mantıklı bir şekilde gelişse de kitabın sonlarına doğru yazarın olayları aceleye getirmesini sevmedim. Kitap genel olarak güzel, okurken sizi sıkmıyor. Tam olarak tatilde okunabilecek, yaza uygun bir kitap. Yazar sonunu daha güzel bağlasaydı kesinlikle beş puanı hak edebilirdi. Ama sonu yüzünden 4 puan vermek durumunda kaldım. 
  Son olarak şunu da eklemek durumundayım, bu kitabın henüz (2022 yılında) Türkçe çevirisi bulunmamakta. Bu blog yazımı okuyan bir yayın evi çalışanı varsa bu kitabı incelemelerini öneririm. Çünkü piyasada var olan bu tarz kitapların bir tık üzerinde bir kaliteye sahip. Yazarın diğer kitaplarına da göz atabilirler. 



Puanım : 4/5

Bitget, 100 BTC Ödül Havuzlu KCGI 2022: Futbol yarışmasını başlatıyor

 

Futbol yıldızı Messi'nin imzalı forması ve bu yılki popüler taraftar tokenlarıyla daha fazla ödül

Futbol yıldızı Messi'nin imzalı forması ve bu yılki popüler taraftar tokenlarıyla daha fazla ödül

Lider kripto para borsası Bitget, yaklaşan global kripto vadeli işlem yarışması King's Cup Global Invitational (“KCGI”) Sonbahar 2022'nin ayrıntılarını ve ödüllerini açıkladı. Bitget'in üçüncü KCGI'si olan ve aynı dönemde ev sahipliği yapan Katar 2022 Dünya Kupası'nı kutlayan turnuva, futbol ve mega etkinlik temalı olacak. Katılımcılar 100 BTC'ye kadar bir ödül havuzunu ve popüler taraftar tokenlarını almak için yarışacaklar ve ünlü futbol yıldızı Leo Messi'nin imzalı formasını kazanma şansına sahip olacaklar.

KCGI kayıt dönemi 28 Ekim'de başlıyor. Yeni versiyonda, Takım Savaşı, program ve aşamalı ödül sistemi açısından Dünya Kupası teması benimsenmiş. Ayrıca, iki yeni ödül modu tanıtılacak; Davetli Müsabaka, oyuncuları yarışmaya getirdikleri arkadaş sayısı kadar ödüllendirirken, Bireysel Eğlence Yarışması katılımcıların gizemli token kutuları için kullanılabilecek "futbol puanları" kazanmalarına olanak tanıyacak. Takım Savaşı ile birlikte, KCGI oyuncuları takım kurma, takas yapma ve çok sayıda ödül için bol fırsatlara sahip olacak.

BITGET’E HEMEN ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN!

Bitget kısa süre önce ikonik Arjantinli futbolcu Leo Messi ile ortaklığını duyurdu ve Messi hayranlarına Leo Messi ile etkileşimin keyfini çıkarırken Web 3 ve kripto dünyasını keşfetmek için eşsiz bir fırsat sunmayı hedefledi. Yukarıda belirtilen kupa ve ödüllerin yanı sıra, KCGI kazananları Messi'nin imzalı formasını alma şansına da sahip olacaklar.

2021'de piyasaya sürülen KCGI'nın çekiciliği, son iki yarışmanın toplamda 12.000'den fazla katılımcı alması nedeniyle muazzam geri dönüşler aldı. En son KCGI Bahar yarışması (KCGI 2022: Tahtın Çağrısı) dünyanın her yerinden toplam 4.754 kripto meraklısının katılımıyla sona erdi.

Bitget'in Yönetici Direktörü Gracy Chen, “KCGI'nın şimdiden topluluğumuzda ve endüstride en çok arzu edilen etkinliklerden biri haline geldiğini görmekten memnunuz. Traderlardan gelen müthiş yorumlar ve kazananların mükemmel performansı bizi turnuvayı bir adım daha ileriye taşımaya itiyor. Farklı türden traderlar için daha fazla seçenek ve küresel futbol mega etkinliğinin yeni bir temasıyla rekabet sistemini optimize ettik. Bu sadece yatırımla ilgili değil, aynı zamanda eğlenceyle de ilgili. Ethos'umuzun bir parçası olarak, Web 3 dünyasını dünyanın her köşesine ve hayatın her alanına genişletmek istiyoruz. Spor efsaneleriyle olan ortaklıklarımız, daha iyi ticaret ve daha iyi bir yaşamın simbiyotik olduğu felsefemizi yansıtıyor. Bitget'in social trading ve global vadeli işlem turnuvası KCGI doğal olarak sinerjik bir yapıya sahip."

"Bu sezonun KCGI'sinin lansmanı, kripto işlem içgörülerinin ve bilgilerinin sosyal medya dostu bir formatta - spam veya yanlış bilgi olmadan - yayılabileceği yeni 'Bitget Insights' özelliğimizin entegrasyonu ile aynı zamana denk geliyor. Tüm platform kullanıcılarımıza ek olarak KCGI oyuncularını, kendilerine rekabette avantaj sağlayabilecek daha akıllı işlemler veya teknik analizler bulmak için Bitget Insights'ı kullanmaya teşvik ediyoruz. Finansal tavsiye değil, ancak son birkaç sezonun gösterdiği gibi, KCGI'da rekabet çok sert.”

KCGI Sonbahar 2022 hakkında daha fazla bilgi için lütfen https://www.bitget.com/en/KCGI2022 adresini ziyaret edin.

BITGET’E HEMEN ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN!

Bitget Hakkında

2018 yılında kurulan Bitget, sosyal ticarete odaklanan dünyanın önde gelen kripto para borsalarından biridir. Şu anda dünya çapında 50'den fazla ülkede iki milyondan fazla kullanıcıya hizmet veren Bitget, 800 kişilik bir işgücü ile merkezi olmayan finansmanı teşvik etme misyonunu hızlandırdı.

Bitget'in kripto türevleri piyasasında Haziran 2019'da resmi olarak piyasaya sürülmesinden bu yana, platform artık dünyanın en büyük kripto copy trade ve türev borsalarından biri haline geldi. Lider borsa, insanların sosyal ticaretle bağlantı kurma ve işlem yapma şeklini dönüştürmeye odaklanıyor. Amiral gemisi Tek Tıkla Copy Trade, sosyal ticarette bir öncüdür. Dünya çapında kripto türevleri traderları için deneyimlerine yenilik getirerek, yaklaşık 1.1 milyon takipçisi olan 55.000'den fazla profesyonel trader bir araya getirmiştir.

‘Better Trading, Better Life’, felsefesine sıkı sıkıya bağlı kalan Bitget, Web2 ve Web3'ü aşan, CeFi ve DeFi'yi birbirine bağlayan ve geniş bir köprü ile sonuçlanan portal olmayı hedefleyerek, global olarak kullanıcılara kapsamlı ve geniş kripto ağına güvenli işlem çözümleri sağlamayı taahhüt eder. Bitget, Eylül 2021'de dünyaca ünlü futbol takımı Juventus'un ilk forma partneri ve kısa süre sonra PGL Major'ün resmi espor kripto partneri olarak sponsorluğunu duyurdu. Önde gelen espor organizasyonu Team Spirit ve Türkiye'nin önde gelen ve köklü futbol kulübü Galatasaray ile ortaklıklar da 2022'nin başlarında duyuruldu.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

YORUM : Sır Tutabilir Misin? - Sophie Kinsella

 Elbette sırlarım var. Olmaz mı? Eminim benim sırlarım da herkesinki kadardır, daha fazla değil. Üstelik öyle büyük sırlardan söz etmiyorum. Her günkü sıradan şeyler. İşte ilk aklıma gelenler: Kate Spade çantam çakma.
NATO’nun açılımını bilmiyorum. Hatta neyi temsil ettiğini de. Elli sekiz kiloyum, erkek arkadaşım Connor’ın sandığı gibi elli iki değil. Evdeki balığımız Sammy annemle babamın Mısır’a giderken bakmam için bana bıraktığı balık değil. İş arkadaşım Artemis beni gerçekten çok sinir ettiğinde, yani hemen hemen her gün, saksı çiçeğini portakal suyuyla besliyorum. Derinlerde bir yerde her zaman, herkesten farklı olduğuma ve muhteşem, yepyeni bir hayatın beni hemen köşede beklediğine dair güçlü bir inanç taşımışımdır. Şu gri takım elbiseli herifin deminden beri neler anlattığı hakkında hiçbir fikrim yok. Artı, adını da unuttum. Ve daha onunla tanışalı on dakika oldu. Emma Corrigan’ın hepimiz gibi sırları vardı. Ama bir gün hepsini uçakta tanıştığı bir yakışıklıya anlatıverdi. Aslında sırlarımızı bir daha hiç görmeyeceğimiz birine anlatmamız oldukça doğal. Tabii onun bir yabancı olmadığını öğrenirsek işler biraz karışabilir.


Orijinal Adı : Can You Keep A Secret?
Seri Sıralaması : Tek kitap
Goodreads Puanı : 3.84 
Sayfa Sayısı : 420 sayfa
Yayınevi : DEX 
Etiket Fiyatı : 49 tl

***

  Herkese merhaba! Sophie Kinsella'nın bir başka kitabı ile karşınızdayım. Kitaptaki ana kadın karakterimiz Emma sırlarla dolu bir kişilik ve bu sırlarını herkesten yıllarca saklamış. Ancak bir gün sarsıntılı bir uçaktayken yanındaki kişiye korkuyla tüm sırlarını açıklıyor. Uçak toparlandıktan sonra çok utanan kadın karakterimiz "Aman, bu kimseyi başka ne zaman göreceğim ki?" diye düşünerek kendini avutuyor. Her şey bundan sonra gelişiyor. 

  Bu yazarın çoğu kitabı gibi bu kitabı da çerezlik olarak okunabilecek bir kitaptı. Karakterlerde fazla derinlik yok. Olayların akışı entrikalı ama aynı zamanda basit ve öz, herkesin anlayabileceği bir dilde. Yazarın diğer kitaplarını da okuduysanız hepsinde karakterlerin ve olayların farklı olduğunu görecek ama gidişatın aynı olacağını sezeceksiniz. Kısa sürede eğlence amaçlı bitirilebilecek bir kitap. Kafanızı dağıtmak istiyorsanız önerebilirim ancak yazarın kitaplarını peş peşe okumak imkansız. Çünkü her ne kadar eğlenceli bir kitap olsa da yazarın diğer kitaplarını da okuduğumdan biliyorum, çoğu kitabının gidişatı benzer. Erkek ve kadın karakter kitabın başında birbirinden hoşlanmıyorlar. Daha sonrasında erkek karakter kadın karakterden hoşlanıyor ve başlarına bir şey geldikten sonra da mutlu sonla bitiyor. Bunun pek spoiler olduğunu düşünmüyorum çünkü günümüzdeki çoğu aşk kitabında maalesef işleyiş bu şekilde. Kitaptan yoğun bir aşk ve derin diyaloglar beklemeden sadece eğlence amaçlı okuduğunuz zaman zevk alacağınızı düşünüyorum. Ben kitabın Almanca versiyonunu okudum. Bu nedenle kitabın Türkçe çevirisi ve o çevirinin ne kadar kaliteli olduğu hakkında yorum yapamayacağım.



Dikkat, bu kısım Spoiler içerir! Kitabı okuyanlar neyden bahsedeceğimi anlayacaklar. Kitabın sonlarına doğru erkek karakterin yaptığı saçmalık ve bu saçmalık nedeniyle kadın karakterin küçük düşürülmesi ve sonrasında erkek karakterin aslında yaptığının tatlı bir hareket olduğunu ve kötü niyetli olmadığını söylemesi sonucu kadın karakterin ona hemencik inanmasını saçma ve gerçekdışı buldum. Erkek karakter çok zengin, çok başarılı ve bir sürü kadını elde edebilecekken neden daha bir aydır tanıdığı bir kadına aşık olduğunu da çözemedim. Yazarın biraz daha derin ilişkiler yazmasını tavsiye ederim.


Puanım : 3/5 

Geri mi döndüm? Nerelerdeydim?

    Uzun bir aradan sonra herkese yeniden merhaba! Blogu 2013 yılında açtıktan birkaç sene yazmış ama sonrasında uzun bir ara vermiştim. Kendi özel hayatımı sosyal medyada paylaşmadığım için nedenini de kimse bilmiyor doğal olarak. Kısaca söylemek gerekirse üniversite kazandım ve vaktimi üniversite derslerine vermek istedim. Zaten sınavlara vs. hazırlanmaktan kitap okumaya da vakit kalmıyordu. Kitap okumayınca da bloga yazacak bir şey bulamadım. 



    6 senenin sonunda tıp fakültesi bitti ve sonunda doktor oldum. Doktorluk hayatım boyunca ne kadar kitap okumaya vakit bulabilirim orası biraz belirsiz. Ama umuyorum ki yeniden yazmaya ve kitap yorumuma güvenen okurlarımla buluşmaya hazırım. 

    Blogumdaki yazıları ve daha fazlasını paylaştığım bir de Instagram hesabım var. Oradan da beni takip etmek isterseniz diye buraya da kısaca link bırakayım. @tiryakisikitap

     Umuyorum ki siz de iyisinizdir. Şimdilik görüşmek üzere.

YORUM : Uçurtmayı Vurmasınlar - Feride Çiçekoğlu

   1984 yılının bir Haziran öğle sonrası, demir kapı beni dışarı kapayıp Barış'ın çığlıkları içeride kaldığında, gün olup onun sesinin bunca çok insana ulaşacağı hiç aklıma gelmemişti. Barış'la ilgili anıları kağıda dökmeyi düşünmediğimden değil, kağıda dökülü sözün okuma alışkanlığı olan sınırlı kişiye bile çoğu kez iletilemediğini sezmemden. beyazperde Barış'ın mırıl mırıl sesini yükseltiverince Uçurtmayı Vurmasınlar için yeni bir basım şansı doğdu. Ak kağıt üzerindeki kara yazılar herkese kendi düşlerini üretmenin ipucunu verdiklerinden midir nedir, resimlenmiş düşlerden daha renkli olabiliyorlar. Bir çocuğun gözlerinden duvarları kendi düşlerinde sorgulama olanağını daha fazla okura sunabilmek, filmin armağanı. Kitabın bu nedenle beyazperdeye gönül borcu var.
Orijinal Adı : Uçurtmayı Vurmasınlar
Seri Sıralaması : Herhangi bir seriye ait değil. 
Goodreads Puanı : 4.35 (619 oylama)
Sayfa Sayısı : 109 sayfa
Yayınevi : Can Yayınları
Etiket Fiyatı : 12.50 tl 
***
    İnci , 80 darbesi zamanı hapse düşmüştür. Darbenin karışık ortamı yüzünden kadınlar koğuşu kargaşa içindedir. Kimisi askerden kaçan birine yemek verdi diye , kimisi kocasının iftirasıyla , kimisi de komşusunu dövdü diye oradadır. Kimsenin ne zaman dışarı çıkacağı belli değildir. İnci de düşünce suçundan dolayı oradadır. 
      Özgürlüklerin kısıtlandığı bu ortamda bir de küçük bir erkek çocuğu vardır ; Barış. Annesi babasının suçunu üstlenmiş , o yüzden anne-oğul hapse düşmüşler. 

"Kuşlar tutsak yaşayamazlarmış. Ya çocuklar, İnci? Onlar tutsak yaşayabilirler mi?"
      Herkese merhaba! Bu sefer güzel mesajlar içeren bir kitapla karşınızdayım. Feride Çiçekoğlu'nun kendi yaşadıklarından esinlenerek yazılmış bir eser. Okurken kendinizi hapishanenin o baskıcı ortamında hissediyorsunuz. Bir yandan da oraya boş yere düşmüş kadınlar için üzülüyorsunuz. 
      Kitap Barış'ın , tahliye olan İnci'ye yazdığı mektuplardan oluşuyor. Bir çocuğun anlatımıyla okuyorsunuz. Darbe zamanları hapishanelerde büyümek zorunda kalan çocuklarla empati kurabiliyorsunuz. Çok kısa sürede bitiyor kitap. Mektupların çoğu yarım sayfa uzunluğunda zaten.
       Uçurtmayı Vurmasınlar bayağı duygusal bir kitaptı yine de 4 yıldız veriyorum çünkü filmi çok daha güzeldi. Normalde kitap okuyucuya daha şey katar ama nedense bu durumda tam tersi. Uçurtmayı Vurmasınlar filmi çok daha duygusal ve etkileyici. Üstelik filmde kitaptan daha fazla sahne mevcut. O yüzden filmi izleyip kitabı okumak isteyenlere küçük bir uyarıda bulunayım , filmi daha çok seveceksiniz. 
       
     Kısacası ; kolay okunan güzel bir kitap. Karakterlerin hepsini syrı beğendim. Kısa olması itibariyle tadı damağınızda kalıyor. En önemlisi , kitabın filmini izlemeyenlere acilen izlemelerini öneriyorum. 

Puanım : 4/5

YORUM : Günlerin Sonu - Susan Ee



  Penryn ve Raffe kaçıyorlar. Ümitsizce bir doktor bulmaya çalışıyorlar. Pagie’in kaderi nasıl değişecek? Tehdit nereden gelecek? Hangi tarafta olmak güvenli? Penryn, canavarlardan ve meleklerden önce cevaplarla savaşmak zorunda. Apokaliptik kâbus başlıyor.
Orijinal Adı : End of Days
Seri Sıralaması : Penryn & the End of Days #3
Goodreads Puanı : 4.1 (43,049 oylama)
Sayfa Sayısı : 388 sayfa
Yayınevi : DEX 
Etiket Fiyatı : 25 tl
***
   Penryn ve Raffe sonunda istediklerini buldular ; Paige ve bir çift kanat. Ama ikisi de olması gerektiği yerde ve şekilde değil. Şimdi de bir doktor bulmak zorundalar. 
    Üstelik sorunları bunlarla da bitmiyor. Melek dünyasında kıyasıya bir rekabet var. Gabriel öldüğünden beri kimin elçi olacağı konuşuluyor. Raffe , yıllardır meleklerin yanında olmamasına rağmen o da adaylardan biri. Raffe elçi olursa Penryn ilk aşkını sonsuza dek kaybedebilir. 

  Herkese merhaba! Günlerin Sonu ile serinin sonuna geldik. Seriyi ne ara okudum inanın bilmiyorum. Tüm kitaplar elimde su gibi akıp gitti. Okumak isteyenlere tavsiyem 3 kitabı da ellerinde bulundurmaları çünkü çok çabuk bitiyor. Bir bakmışsınız Raffe'nin kanatlarını ararken kitabın sonuna gelmişsiniz :D 
  Şimdi gelelim kitabın eleştiri kısmına. Seri güzel miydi? Mükemmeldi. Peki , son kitap mükemmel miydi? Ne yazık ki değildi. Yazar birkaç beklentimi karşılayamamış. Mesela doğru düzgün Penryn&Raffe sahnesi yok. Koskaca 3 kitap yazılmış ama Penryn ile Paige'in daha fazla sahnesi vardı herhalde. Son kitaptayız , artık okurlar romantik bir sahne bekliyor ama tık yok. 
   Romantizm bir kenara bırakırsak , aksiyon sahneleri çok güzeldi. Zaten yazar bu konuda bayağı yetenekli. Çok güzel aksiyon&gizem kitapları yazar diye düşünüyorum. Kitapta heyecan bir an bile eksilmiyor. Final zaten çok çok güzeldi. Hiç beklemediğim bir şey oldu. Böyle o sahnede yüreğim dağlandı diyebilirim. Okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız. 
   Ama o final sahnesinden sonra yine Penryn ve Raffe sahnesi yok. Yazar beni çıldırttı! Azıcık bir romantizm olsun be kadın! Raffe'nin aşkı için yapmadığı bi fedakarlık kalmadı ama sen hala daha Penryn'in annesini son sayfalara sığdırmaya çalışıyorsun. Annesini de sevemedim zaten. 
   İstediğim sahnelerin olmamasından dolayı kitaptan bir yıldız kırdım. Sanırım yazar kendine romantizm konusunda pek güvenmiyor çünkü ne zaman romantik bir olay olsa pat diye kesiliyor. 
   Kitapta birkaç tane de yazım hatası vardı. "Baş melek" yerine "Başak Melek" falan yazılmış. Okurken gözünüze takılmıyor çoğu ama bu beni bayağı güldürmüştü. 

   Kısacası , seri de güzel kitaplar da. Lakin fazla romantizm beklemeyin. Başlamak isteyenler tüm seriyi ellerinde bulundururlarsa daha rahat ederler diye düşünüyorum. 

Puanım : 4/5

YORUM : Kıyamet Sonrası - Susan Ee

Penryn’in küçük kız kardeşi Paige kayboldu. İnsanlar korkuyor.
Bir annenin kalbi kırık.
Penryn San Francisco sokaklarında kardeşini arıyor. Sokaklar neden bu kadar boş? Herkes nereye kayboldu?
Paige kardeşinin izini sürerken, meleklerin gizli planının merkezini buluyor ve ürkütücü gerçeklerle yüz yüze geliyor.
Raffe kanatlarının peşinde. Onlarsız meleklere katılması imkansız. Tekrar kanatlarını kazanmak ya da Penryn’in hayatını kurtarmak arasında kaldığında, hangisini seçecek?

Melekler, insanlar ve canavarların korku dolu hikayesi, Meleğin Düşüşü’nün ardından, Kıyamet Sonrası ile devam ediyor...
Orijinal Adı : World After 
Seri Sıralaması : Penryn & the End of Days #2
Goodreads Puanı : 4.21 (73,602 oylama)
Sayfa Sayısı : 360 sayfa
Yayınevi : DEX
Etiket Fiyatı : 24 tl 
İlk kitabın yorumunu okumak için buraya tıklayın.
***
  Penryn ve Raffe , Paige'ı kurtarmayı başardılar ama önlerinde büyük bir sorun var.Çünkü Paige insansı özelliklerinin birkaçını kaybetmiş. Sadece insan eti ile beslenebilen bir yarı-canavar artık. 
    Paige'ı kurtarmalarına rağmen Raffe'nin kanatları başka bir meleğin sırtına takılı. Raffe hala kanatlarını arıyor ancak bu yolculukta Penryn'e gerek yok. Penryn çoktan kardeşini buldu ve amacını tamamladı. 
    Yine de Paige'deki tuhaflıklar bitmek bilmiyor. Ablasını ve annesini bırakıp melek yuvasına geri döndü. Bu durumda Penryn'de melek dolu yeni bir binaya girmek ve kardeşini tekrar eski haline getirmek zorunda. 
Serinin orijinal kapakları. 
   Herkese merhaba! Serinin ikinci kitabı ile karşınızdayım. Serinin ilk kitabı olan Meleğin Düşüşü'nü 2 günde bitirmiştim. Kıyamet Sonrası'nda ise yeni bir rekor kırdım ve kitabı bir günde bitirdim. Ne kadar akıcı olduğunu anlatamam. Kitabı elinizden bırakmak için kerpeten falan lazım herhalde. Olaysız geçen tek bir sayfa yok. Yazarı çizgisini bozmadığı ve bu kitabı da ilk kitap kadar heyecanlı yaptığı için tebrik ediyorum.Şimdi kitabı incelemeye başlayalım. 
   İlk kitabı okuduysanız -okumayanlar bu kelimeden sonra devam etmesinler - son sayfada Raffe'nin Penryn'i öldü zannettiğini hatırlarsınız. Akrep sokması sonucu Penryn paralize hale geliyor ve çevresindeki herkes öldü zannediyordu. Bu yüzden kitabın neredeyse sonuna kadar Raffe yok. Penryn'i kaybettiği için büyük bir yas içinde ve sadece kanatlarını aramaya odaklanmış. O yüzden kitabın ilk 200 sayfasında gözlerim Raffe'yi aradı. Zaten yazar ilk kitapta da çok fazla romantizm yazmamıştı ve bu kitapta da yoktu. Üçüncü kitapta büyük bir sahne beklediğimi söyleyebilirim. Ne bileyim , Raffe azıcık ilgi göstersin artık kıza. Kıskansın ya da sevdiğini belli etsin. Yoksa kitapta bol bol aksiyon ama çok az romantizm oluyor. Eğer üçüncü kitapta da romantizm göremezsem yazara üzüntü dolu bir mail atmayı planlıyorum. 
   Yukarıda belirttiğim sorun dışında kitap kusursuzdu diyebilirim. Karakterlerimiz değişmeden yollarına devam ediyorlar. Birkaç yeni karakter eklendi ama geçiciydi. 
   Goodreads'te okuduğum yorumlarda herkes kitabın sonunun çok merak uyandırıcı olduğunu söylemiş ama bana göre öyle değildi. Güzel bir son muydu? Evet. Ama üçüncü kitabı hemen okumamı sağlayan bir son değildi. Zaten o sahneden sonra ne olacağını aşağı yukarı tahmin ediyorsunuz. O yüzden efsanevi bir son beklemeyin. 
   Rahatsız olduğum bir diğer konu ise serinin kapakları. Bir orijinal kapağa bakın bir de Türk basımına. Daha klişe bir kapak olamazdı herhalde. Ne koyalım diye çok düşünmüşler ve sonunda melek kanadında karar kılmışlar. Birde grimsi siyah kanadın kitapla ne alakası var? Orijinal kapağın kanadını alsaydınız keşke.

  
  Özetle , ikinci kitabını okudum ve seriyi hala daha öneriyorum. Fantastik severler kaçırmasın. Pişman olacakları bir seri olmayacak. Üçüncü kitapta görüşmek üzere...

Puanım : 5/5

YORUM : Meleğin Düşüşü - Susan Ee

   Kıyamet melekleri yeryüzüne inip tüm dünyayı yakıp yıktığından bu yana altı hafta geçti. Gündüzleri sokak çeteleri hüküm sürüyor, geceleri korkunun ta kendisi. Bir gün savaşçı melekler küçük bir kızı kaçırdılar, tekerlekli sandalyeye mahkum, aç biilaç halde, ufacık bir kızı. Kızın ablası, Penryn, kardeşini kurtarmak için elinden geleni ardına koymayacak. Buna, aslında düşmanı olan bir melekle bir anlaşma yapmak dahil olsa bile. Raffe, kanatları kesilmiş, gücünü yitirmiş bir melek. Binlerce yıl savaştıktan sonra şimdi hayatı, gencecik bir kızın ellerinde. Penryn ve Raffe, korkunun ve tuhaf yaratıkların hüküm sürdüğü bir dünyada bir başlarınalar, hayatta kalmak için de birbirlerine ihtiyaçları var. Her şeye rağmen sağ kalıp düşman meleklerin inine gitmeliler. Penryn burada kardeşini bulmayı umut ediyor. Raffe ise binlerce yıllık düşmanlarına karşı tek başına savaşıp kanatlarını ve eski gücünü yeniden kazanmayı.
Orijinal Adı : Angelfall
Seri Sıralaması : Penryn&the End of Days #1
Goodreads Puanı : 4.18 (134,893 oylama)
Sayfa Sayısı : 316 sayfa
Yayınevi : Dex
Etiket Fiyatı : 24 tl 
***
   Kıyamet koptu. Melekler yeryüzüne indi ve peşlerinde büyük depremler , tsunamiler getirdiler. Bunun sonucunda dünya düzeni bozuldu ve insanlar ilkel hayvanlara döndüler. Gündüzleri insan çeteleri boş binaları yağmalıyor , geceleri ise melekler ortaya çıkıyor.
    Penryn , psikolojik rahatsızlığı olan annesi ve tekerlekli sandalyeye mahkum kız kardeşi ile hayatta kalmalı. Gündüzleri çetelere karşı savaşamayacakları için tek bir seçenekleri var ; geceleri dışarı çıkmak.
    Herhangi bir melekle karşılaşmamayı umarak dışarı çıkıyorlar ancak şans onların yanında değil. Kanatları kesilmek üzere olan bir melek görüyor. Penryn , meleğe yardım etmek isterken diğer melekler kız kardeşini kaçırıyorlar. 
    Penryn kız kardeşini geri almak için melekle bir anlaşma yapıyor. O kardeşini melek ise kanatlarını geri alacak. 
"Küçükken hep Külkedisi olacağımı düşlemiştim ama sanırım yaptıklarımdan sonra benden artık ancak kötü kalpli cadı olurdu.Ne var ki Külkedisi de intikamcı meleklerin istila ettiği bir kıyamet sonrası dünyada yaşamıyordu."
   Herkese merhaba! Müthiş bir fantastik kitapla karşınızdayım. "Neden daha önce okumadım ki" diye yakındığım , sabahtan akşama kadar derse gittiğim halde 2 günde bitirdiğim ve anında serinin ikinci kitabına başladığım bir eser. 
     Nereden başlasam bilmiyorum. Kitabın kurgusu da karakterleri de harika! Kitapta olaylar ve heyecan bitmiyor , her daim bir şeyler oluyor ve kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Yazarın kalemi de akıcı. Sizi yormadan , kafa karışıklığına mahal vermeden ilerliyor. 
     Kitabın kurgusuna özgün diyemem , klasik bir melek kitabı ama yazar araya farklı ve özgün bir şeyler de katmış. Spoiler olmaması adına buraya yazmıyorum :D 
     Ve karakterler....Hangi birini anlatsam bilmiyorum. Favori karakterim olan Penryn'den başlayayım. Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilir , ezilen , büzülen , sürekli kurtarılmayı bekleyen kadın karakterlerden tiksiniyorum. Hele de aksiyon dolu fantastik kitaplarda hiç çekilmiyorlar. Penryn ise bu tip karakterlerin tam tersi. Annesinin sağlık durumu yüzünden kendini ondan savunmasını öğrenmiş. Neredeyse tüm savunma sporlarını yapmış , her daim spor ayakkabısı ve kargo pantolonu ile gezen biri. Rahat mı rahat bir tip anlayacağınız. Raffe'ye ve kız kardeşine olan sadakati de benden tam puan kazandı. 
   İkinci karakterimiz ; kanadı kırık , boynu bükük Raffe'miz. Kitap boyunca onun kim olduğuna , neden kanadı kesildiğine dair bir fikrimiz yok. Gerçi kitabın sonunda kim olduğunu öğrenmek sizi biraz şaşırtabilir. 
   Ben Raffe karakterini de sevdim ama ondan önce Raffe ve Penryn arasındaki ilişkiyi sevdim. Yazar ana karakterleri ikinci sayfada aşık edeyim , beşinci sayfada evlendireyim derdine düşmemiş. Zaten kitabın yarısına kadar aralarında "hoşlanma" denilen şeyin bile lafı geçmedi. Yazarın ilişkiyi yavaş ama oturaklı bir şekilde kurgulamasını sevdim. Çünkü jilet hızıyla aşık olan karakterlerden bıkıyoruz artık. 
  Sevdiğim şeylerden bahsettim ama sevmediğim bir durumu da atlamadan geçmek olmaz. Hepimiz Dex'in "kalitesine" aşinayız ama bunu dile getirmeden geçemeyeceğim : Sayın Dex , bu kitabın hali ne? Sayfaları biraz daha inceltirseniz arkasını görebileceğiz. Kitap kuş gibi hafif ya. Sayfaların rengi de bir tuhaf. Saman kağıt gibi hafif sarıya yakın. Memlekette kağıt kıtlığı mı başladı benim mi haberim yok? Sizin 3 sayfanız kalınlığında 1 sayfası olan kitaplar var. Gözünüzü seveyim , malzemeden çalmayın artık.
   Bu kısa serzenişimden sonra yazar umarım ikinci kitabı da bunun kadar güzel yazmıştır diyorum ve yorumumu sonlandırıyorum. 

   Kısacası herkesin okumasını önerdiğim bir kitap. Fantastik severler mutlaka okumalı. Fantastik türüne başlamak isteyenler de bu kitapla -veya Ateş serisiyle- başlayabilirler. 

Puanım : 5/5

YORUM : Ürperti - Maggie Stiefvater

   Gözlerimi açtım, sadece Grace ve ben vardık, artık ondan ve benden başka hiçbir yerde hiçbir şey yoktu. Sanki öpücüğümü ve beni içinde tutmak istermişçesine dudaklarını birbirine bastırıyor, avcumdaki bir kuş kadar kırılgan bu anı tutuyordu.
   Grace senelerce evinin arkasındaki ormanda yaşayan kurtları seyretmiştir. Aralarından bir tanesi, sarı gözlü olan -onun kurdu- ise bakışlarına hep karşılık vermiştir. Birbirlerine tanıdık gelseler de Grace sebebini bilmemektedir.
   Sam ikili bir hayat sürdürmektedir. Kurtken, sevdiği kızın sessiz bakışları altında yaşamaktadır. Fakat her sene kısa bir süreliğine tekrar insan olmasına rağmen Grace'le konuşmaya cesaret edememiştir… Şimdiye kadar.
Grace ve Sam için sevgi, adını koyamadıkları bir his olmuştur. Ancak bir kez dile getirildiğinde görmezden gelinemez bir hal alacaktır. Sam insan formunda kalmaya çabalamalı, Grace ise onu yanında tutmaya çalışmalıdır. Fakat bunun için geçmişin yaralarına, şimdiki zamanın kırılganlığına ve geleceğin imkânsızlığına göğüs germek zorunda kalacaklardır...
Orijinal Adı : Shiver
Seri Sıralaması : The Wolves of Mercy Falls #1
Goodreads Puanı : 3.78 (381,387 oylama)
Sayfa Sayısı : 400 sayfa
Yayınevi : Pegasus Yayınları
Etiket Fiyatı : 29,90 tl 
***
   Grace, 6 sene önce evinin yanındaki ormanda kurtlar tarafından saldırıya uğrar. Ancak kurtlardan bir tanesi Grace'i kurtarır ve o günden sonra o kurt zaman zaman Grace'in camının altına gelir. 
   Ancak Grace'in bilmediği bir şey vardır. Ormandaki kurtlar , havalar ısınınca insan hallerine geri dönerler. Onun kurdu da aslında Sam adında bir çocuktur. 
   Grace, en sevdiği kurdun insan olduğunu öğrendikten sonra mutlu bir hayat süreceğini düşünür ancak her şey göründüğü kadar basit değildir. 
Serinin tüm kitapları ülkemizde Ürperti,Beklenti ve Ebedi adıyla çıktı.
  Herkese merhaba! Fantastik bir üçlemenin ilk kitabı ile karşınızdayım. Bu seferki kitabımız kurt adamlar dünyasından ancak bu kurt adamlar diğerlerinden biraz farklı. Mesela her dolunayda dönüşme gibi bir durumları yok. İstedikleri zaman insan da olamıyorlar. Tamamen ısıya bağlı dönüşüyorlar. Hava soğuduğu anda her an kurt adama dönüşebilirler. Birde bunların sonsuza kadar dönüşme hakkı yok. Birkaç yıl sonra tamamen kurt oluyorlar ve insan bellekleri yavaş yavaş siliniyor. Yazar "klasik kurt adamları" biraz değiştirmiş. 
  Öncelikle kitabın en büyük eksisinden bahsetmek istiyorum. Kitapta heyecan verici olay sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor ve kitabın acayip depresif bir havası var. Ne olursa olsun karakterlerin sonu mutlu bitmeyecek gibi hissediyorsunuz. Depresif havasının yanında olay olmaması da kitabın üzerine tuz biber ekiyor. Ben ilk sayfalarda dram kitabı okuyormuşum gibi geldi ve bu durum beni boğdu. Sonra yazar yavaş yavaş toparlıyor ve kitap akıcı hala geliyor. 
   Karakterlere çok bağlanamadım diyebilirim. Çünkü aralarındaki aşk çok havada kaldı. Kız aşık olmuş ama neden aşık olmuş mesela? Neyini sevmiş? Yazar biraz daha açıklayabilirdi. Tamam bir geçmişleri var ama pat diye de ilişki başlamamalı. 
   Kitabın sonu güzeldi ama serinin ikinci kitabını merak etsem de büyük ihtimalle okumayacağım. Çünkü ikinci kitapta da çok olay olmadığını duydum. Yazar kitaplarında biraz daha fazla olaya yer vermeli. Özellikle fantastik kitapların içinde mutlaka aksiyon olunca Ürperti'de bir bocaladım. 
   Yine de kitaba kötü diyemem. Yukarıda kötü özelliklerini saydım sadece. Siz melankolik havası olan kitapları seviyorsanız bu kitabı da sevebilirsiniz ama bana hitap etmiyor. Durgun kitapları bitirmekte zorlanıyorum. 

  Kısacası ; aksiyon dolu , neşeli fantastik kitaplardan bıktım diyorsanız Ürperti güzel bir seçim olabilir. Ama benim gibi olaysız kitapları okumakta zorlanıyorsanız uzak durun derim. 

Puanım : 3/5
 

YORUM : Aşka Davet - Grace Burrowes


  Noeldeki büyük aile buluşmasından önce tek başına birkaç gün geçirmek için Londradaki malikâneye giden Leydi Sophieyi büyük sürprizler beklemektedir. Kendini gayrimeşru bir bebek ve hakkında hiçbir şey bilmediği çekici bir adamla baş başa bulan Sophie için karmaşık duygulara teslim olduğu çelişkilerle dolu bir süreç başlar.
  Terk edilmiş bir bebeğin birleştirdiği bu iki insanın mühim sırları vardır. Bu sırlar ya bir ayrılığın ya da yeni bir umudun başlangıcı olacaktır...
Orijinal Adı : Lady Sophie's Christmas Wish 
Seri Sıralaması : Windham Serisi #4
Goodreads Puanı : 3.90 (2,766 oylama)
Sayfa Sayısı : 480 sayfa
Yayınevi : Martı Yayınları
Etiket Fiyatı : 19 tl 
***
   Sophie , sosyetede aklı başında , duyarlı , yardımsever olarak bilinen biridir. Babası Dük olduğu için birçok evlilik teklifi almıştır ancak hiçbir erkek ilgisini çekmez. 
    Sophie'nin hizmetçilerinden birinin gayrımeşru bir çocuğu olur. Kadın , çocuğunu Sophie'ye bırakarak kaçar. Kışın ortasında bir handa ağlayan bir bebekle yalnız kalan Sophie ne yapacağını şaşırır. Bu sırada yanına bir adam gelir. 
    Bebeklerin dilinden anlayan bu adam , Sophie'ye yardım eder. Sadece bebekle ilgilenmekle kalmaz , onları evlerine de götürür. Adam gitmek üzereyken kar şiddetlenir. Sophie de kar dinene kadar adamın evde kalmasını önerir.
    Böylece bir Noel arifesinde , Sophie hiç tanımadığı bir adamla ve bir bebekle yalnız kalır. 
Kitabın orijinal kapağı
   Herkese merhaba! Blogumdaki tarihi aşk romanı yorumlarına bir yenisini daha ekliyorum. Ne yazık ki severek girdiğim bir yorum olmayacak. 
   Uzun zamandır tarihi aşk kitabı okumadığım için Aşka Daveti bir hevesle okumaya başladım. İlk birkaç sayfa güzeldi. Sophie'nin bebekle tek başına kalması komikti. Sonrasında yazar akıcılığını kaybetti.
   Öncelikle kitapta en saçma bulduğum şeyi söyleyeyim. Vim , Sophie'nin daveti üzerine evde bir gece kalmayı kabul ediyor. Daha fazla kalması ahlaka uygun olmaz zaten. Ve Vim Sophie'nin evini tam olarak 230'uncu sayfada terk ediyor. Bu kadar sayfa Sophie ve Vim'in ilişkisini okuyoruz. Ne kadar sıkıcı olduğunu anlatamam size! Üstelik çeviri ya da yazarın cümlelerinde bir sorun var. Cümlelerin çoğunda anlatım bozukluğu var. Bir paragraftan diğerine geçişler arasında sıkıntılar var. Bir paragrafta Sophie'yi okurken diğerinde Vim'le konuşması geçiyor. Vim'in ne zaman geldiğine , odaya girdiğine vs. dair herhangi bir bilgi yok. Anlatım bozukluğu olduğu gibi kitabın ilk 250-300 sayfasında olay da yok. 
   Yazar son 150 sayfada birazcık toparlamış. Son sayfalarda daha fazla aksiyon var ama yine son sayfalar bile iyi bir historical romance kategorisinde yer alacak kadar başarılı değil. Yazarın bu kadar ödül almış biri olmasına şaşırdım diyebilirim. 
   Serinin ilk kitaplarını okumadım ama bu pek sorun teşkil etmiyor. Zaten kitapta çoğunlukla Sophie ve Vim'i okuyoruz. Yazar diğer karakterleri de yeri geldikçe tanıtıyor okura. 
   
  Kısacası , Aşka Davet -bunca senedir tarihi aşk romanı okuyucusu olarak- size önermediğim bir kitap olacak. 

Puanım : 2/5

YORUM : Seraphina - Rachel Hartman


   Goredd Krallığı’nda kırk yıllık barış, insanlar ve ejderhalar arasındaki güvensizliği hafifletmekte çok başarılı olmamıştı. İnsan kılığına girerek ejderhalar, elçiler olarak saray meclisine katılıyor, âlimler ve öğretmenler olarak da rasyonel ve matematiksel zekâlarını üniversitelere ödünç veriyorlardı. Anlaşmanın yıl dönümü yaklaşırken ise sinirler gergindi.
  Seraphina Dombegh’in iki taraftan da korkmak için sebepleri var. Olağan dışı bir şekilde yetenekli bir müzisyen olan Seraphina, tam da kraliyet ailesi üyelerinden biri, ejderhalara yaraşır bir tarzda öldürülmüşken saraya katılır. Soruşturmanın içine düşünce, Kraliçe’nin Muhafızları’nın algıları tehlikeli bir şekilde kuvvetli komutanı Prens Lucian Kiggs ile birlikte çalışır. Barışı yok etmeye yönelik meşum bir plana dair ipuçlarını ortaya çıkarırken Seraphina, kendi sırrını, müzikal yeteneğinin ardındaki sırrı korumaya çalışır; öyle kötü bir sır ki ortaya çıkması hayatı anlamına gelebilir.
  Rachel Hartman’ın zarifçe yazılmış, bir solukta okuyacağınız bu fantastik ilk kitabında, Goredd Krallığ’ındaki nefes kesen serüvene davetlisiniz.
Orijinal Adı : Seraphina 
Seri Sıralaması : Seraphina Serisi #1
Goodreads Puanı : 3.98 (62,770 oylama)
Sayfa Sayısı : 464 sayfa
Yayınevi : Aspendos Yayınları
Etiket Fiyatı : 22 tl 
***
   Goredd Krallığı , ejderhaların ve insanların bir arada yaşadığı bir ülkedir. Fakat bu birliktelik sadece 40 sene öncesine dayanmaktadır. 40 sene önce , Goredd Kraliçesi , ejderhaların General'ı ile bir anlaşma imzalar. Bu anlaşmaya göre , ejderhalar insan hallerinde kalacak , insanlar da ejderhalara saldırmayacaktır. 
    Goredd Krallığında doğan Seraphina'nın annesi onu doğururken ölmüştür. Avukat babası ise gerekenden fazla korumacıdır. Seraphina'nın dışarı çıkmasına , yeteneklerini göstermesine izin vermez. Ancak Seraphina'nın bir şekilde sarayda müzisyen olmayı başarır. O kadar yeteneklidir ki bu durum prens ve prensesin bile ilgisini çeker. 
    Seraphina'nın müzik öğretmeni Orma bir ejderhadır ve Seraphina'nın ejderhalar hakkında epeyce bilgisi vardır. Bu durum normal bir Goredd'linin aksine onu ejderhalara karşı korkusuz kılar. 
     Barış anlaşmasının yıldönümü yaklaşırken Seraphina sarayda bir takım tuhaflıklar fark eder. Üstelik Aziz Ogdo'nun Oğulları adı verilen bir dizi ejderha karşıtı da şehirde gitgide çoğalmaktadır. Bu durum karşısında Seraphina saraydakileri uyarmaya çalışır. 
  Herkese merhaba! Yukarıda kitabın kurgusunu spoiler vermeden özetlemeye çalıştım ama hayatımda yazdığım en kötü özetler arasında yer alabilir sanırım. Çünkü konu o kadar dallı budaklı ki...Kitabın kurgusunu özetlerken birbirinden bağımsız paragraflar yazmış olabilirim şimdiden özür diliyorum :D
   Kitap hakkındaki yorumlara geçecek olursam , yukarıda bahsettiğim gibi kitabın derin bir kurgusu var. Zaten son 4-5 sayfada yazar karakterleri ve kitaptaki terimleri içeren bir sözlük koymuş. Koymasa anlaşılacak gibi değil. Ayrıca yazar kitaba pat diye başlıyor. Hiçbir şey anlamadan birkaç sayfa okuyorsunuz. Bir sürü isim var , kelimeler var. Sanki bir serinin sonuncu kitabından başlamış gibi oluyor insan. İlk sayfalarda arka sayfaki sözlük bayağı işinize yarayacak. Ben normalde karakterlerin yazılı olduğu sayfaları okumayı sevmem ama o sözlüğü okumadan kitaba başlamak zor. 
   İlk sayfalara alışınca kitap su gibi akıyor. Kitapta bir sürü olay var ve her sayfada yeni bir şey öğreniyorsunuz. Yazarın oluşturduğu fantastik dünyaya bayıldım! 
   Fantastik okuyanlar bilir , bu alanda ejderhalarla ilgili kitaplar çok yaygın değil. Yaygın olanların da kurgusu aşağı yukarı birbirine benziyor. Rachel Hartman bu boşluktan yararlanmış ve muhteşem bir kurgu oluşturmuş. Bu kurgudan birkaç kitap çıkar diye düşünüyorum. Ne yazık ki ülkemizde seri devam etmiyor , yurtdışında da 2. kitabı ve 2 yan kitabı çıkmış ama 3. kitaptan ses yok. Böyle güzel serileri heba etmeleri üzücü.
   Kitabın kurgusu , karakterleri her şeyi güzel. Kapağı ayrı güzel. İlk birkaç sayfa kafanızı karıştırabilir çünkü kurguya alışmak zaman alıyor. Birde belirtmeden geçemeyeceğim kitapta romantizm yok denecek kadar az. Aksiyon/gizem tarzında bir young adult romanı. Serinin ilerleyen kitaplarında daha fazla romantizm olacak diye düşünüyorum.  

   Kısacası bir fantastik sever olarak kitabı sevdim. Farklı konularda fantastik kitap okumak isteyenlere birebir. Romantizm isteyenlerin istediğini veremez ama aksiyon açısından zengin. 


Puanım : 4/5
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI