KVBT 17. Tur 4. Gün : Yurtdışı Kapakları

  Oyuncu kitabı Türkiye dahil birkaç ülkede daha yayınlandı. Ben deniz sizin için yurtdışının kapaklarını derledim. Bizim kapağımız açık ara daha uygun gibi. Hem kitabı yansıtıyor hem de okuyucuya göz zevki sunuyor :D Sizce en güzel kapak hangi ülkenin?



Jennifer, J.Lynn adıyla çıkarmış ilk kitabı. 2012 de yayınlanan ilk kapak bu. Kitap ilk zamanlarda sadece  internet ortamında yayınlandığı için bu kapak da e-book için kullanılmış.

Oyuncu'nun sesli kitap versiyonu için 24 Haziran 2013 yılında bu kapak kullanılmış.

Nihayet kitabımız 2015 yılında bu kapakla basılmış. Bu basımın sayfa sayısı ise 272.

Oyuncu , orijinal kapağıyla 2014 yılında Macaristan'da yayınlanmış. 

15 Mayıs 2013'te "Paparazzis et quiproquos" adıyla Fransa'da çıkan kapak bu.

Kitabın en son baskısı Dex'ten. Mart 2016'da yayınlanmış. 

KVBT 17. Tur 3. Gün : Karakter Tanıtımı




Chad Gamble : Chad , kardeşleri arasında en çapkın olanı. Aynı zamanda en komiği. Aslında kardeşleri kadar zor zamanlar geçirmiş ama o umutsuz olmak yerine hayatı ciddiye almadan yaşamaya karar vermiş. Magazin haberlerinde uslanmaz bir Kazanova gibi gözükse de sanılanın aksine daha sakin bir aşk hayatı var. 
  Chad'ın sorunları kitabın başına dile getirilmiyor ancak ilerleyen sayfalarda yaşadıklarının birazını öğrenebiliyoruz. O uçarı kişinin altında daha derin sorunların olduğunu görüyoruz. Chad'i okuyuculara sevdiren özelliklerden biri de bu. Chad, hiç sorunu yokmuş gibi gözüken ama aslında hayatından fazlasıyla sıkılan biri. Muhteşem gibi gözüken hayatına renk katacak birini arıyor. Ve sonrasında karşısına onun tam zıttı bir kadın çıkıyor.
  Chad'e uyan bir oyuncu bulmak zor. O yüzden herkesin kafasında kendi Chad Gamble'ı oluşsun istiyorum. Okurken kitabın kapağına fazla bakmamanızı da tavsiye ederim :)


Bridget Rodgers : Bridget , bu tarz romance kitaplarında görmeye alışık olmadığımız bir karakter. Uzaktan sessiz,sakin bir kadın gibi görünse de aslında sözünü esirgemeyen biri. Tam olarak sert kadın diyemem ama çıtkırıldım biri de değil kesinlikle. Chad ile sürekli atışıyorlar. Bu atışmalar kitabı akıcı kılan etmenlerden biri. 
  Bridget'in ailesine ya da geçmişine dair pek bir bilgi yok kitapta. Keşke yazar kitabı azıcık daha uzatsaydı da Bridget hakkında da bir şeyler öğrenseydik :(
  Bridget ilk kitaptan hatırladığımız bir karakterin yanında çalışıyor : Madison Daniels. Maddie , Chad'in kardeşi Chase ile birlikte bu sayede Chad hakkında çok şey biliyor. Bridget de Maddie sayesinde Chad konusunda bilgili.
  Kitapta Bridget kızıl saçlı , orta boylu ve hafif dolgun bir kadın olarak betimleniyor. Bu yüzden kitabı okurken onu Holland Roden olarak düşündüm. Oyuncu filme çekilirse de muhteşem bir seçenek olur karakterimiz için :)

  
Bayan Gore : Bridget'in deyimiyle zalim halkla ilişkiler uzmanı. Bayan Gore şirketin Chad için tuttuğu bir uzman. Uzmanlık alanı ise zıvanadan çıkmış sanatçıları,oyuncular,sporcuları doğru yola yöneltmek. Bir nevi diktatör. 
  Chad'in takımı da onu yola getirmek için Bayan Gore'u tutuyor. Bayan Gore , Chad'e düzgün bir ilişki bulmakla görevli. Aksi , disiplinli bir kadın. Onu en güzel Sandra Bullock yansıtır diye düşünüyorum. 

Madison Daniels : Maddie,serinin ilk kitabının ana kahramanı. Chad'in küçük kardeşi Chase ile birlikte. Aslında Chase onun çocukluk aşkıydı ancak abisinin arkadaşı olduğu için aralarında pek bir şey olmuyordu. Ta ki güzel bir düğüne kadar!
  Buradan sonrasını anlatmıyorum. Serinin ilk kitabı Sağdıç'ı okuyarak Maddie'yi daha yakından tanıyabilirsiniz :) 
  Kitap film olsa Maddie karakterini Emma Watson en güzel yansıtırdı.


Chase ve Chandler Gamble : Chase; Gamble kardeşlerin en küçüğü , Chandler ise en büyüğü.  Oyuncu kitabında bu iki kardeşi pek göremiyoruz çünkü her birinin kendi kitabı var. 
  Chandler kardeşler arasında en ağzı sıkı olanı. Bu yüzden Oyuncu'yu okurken onun hikayesini merak ediyorsunuz. 
  Chad gibi bu kardeşlere de uygun oyuncular koymak istemiyorum. Serimizin ana karakterlerinin nasıl tipler oldukları okuyucuların kendi kafasında kalsın :) 

KVBT 17. Tur 1. Gün : Oyuncu | Yorum

    Bridget Rodgers'ın yolu ünlü Gamble kardeşlerden biriyle kesişiyor. Hem de tüm dünyanın tanıdığı yıldız beyzbol oyuncusu Chad Gamble ile.
    Chad sadece beyzbol alanında değil, kadınlar konusunda da bir oyuncu. Tüm gazetelerin hem spor hem de dedikodu sayfaları Chad Gamble'ın çapkınlık maceralarıyla dolup taşıyor. Ta ki bu maceralar Chad'in kariyerini tehdit etmeye başlayana kadar… Chad'in menajeri, oyuncunun imajının düzelmesi ve kulüple sözleşmesinin yenilenebilmesi için bir çözüm öneriyor: Aklı başında bir kadınla düzenli bir ilişki. Peki ama kim olacak bu kadın?
Orijinal Adı : Tempting the Player
Seri Sıralaması : Gamble Kardeşler (Gamble Brothers) #2
Goodreads Puanı : 4.08 (16,527 oylama)
Sayfa Sayısı : 208 sayfa
Yayınevi : DEX
Etiket Fiyatı : 18 tl
***
   Chad, Gamble kardeşlerin ortancasıdır. Gençlik yıllarında beyzbolda başarıyı yakalamıştır ve  30 yaşına gelmesine rağmen hala bir numaralı oyuncudur. Şehirde adını bilmeyen yoktur. Ancak Chad spordaki başarısıyla değil , çapkınlığıyla anılmaktadır. Spor sayfalarında bile Chad'in çalkantılı aşk hayatından söz edilir. Spor kulübü , Chad'in bu gidişatından endişe eder. Yıldız oyuncusu baş belası bir Kazanova'dır ancak onu takımdan atmak da istemezler. Bu yüzden Chad ile ilgili dedikoduları bastırmak için bir çözüm bulmaya çalışırlar.
  Chad ise medyada anlatılanların aksine her gece barlarda yatan , önüne gelenle birlikte olan biri değildir. O hayatı dolu dolu yaşamayı seven bir adamdır ve bir gün Deri ve Dantel isimli barda kızıl saçlı bir kadın aklını başından alır. 
  Bridget , hayatının çoğunu işine ve kedisine adamış bir kadındır. Hayatının sadece bir akşamında bara gitmeye karar verir ve orada hiç beklemediği bir adam onunla flört etmeye başlar. Bridget , Chad'i tanımaktadır aslında. Patronun sevgilisi , Chad'in küçük kardeşi Chase'dir. Chad hakkında bilgisi vardır özellikle de ne kadar çapkın olduğuyla ilgili. Bridget , Chad'in bir oyuncu olduğunu düşünür ve onu habersiz bir şekilde bırakıp gider.
  Ama kader onları tekrar bir araya getirecektir ve bu sefer isteseler de istemeseler de bir arada olmak zorunda kalacaklardır...

  Kitap tek kelimeyle mükemmeldi! Jennifer'i daha önce okumayan yoktur diye düşünüyorum.-varsa da hemen okumalı!- Her kitapta olduğu gibi bu kitapta da mükemmel-ötesi bir üslupla yazılmış. Karakterler ,diyaloglar,kurgu falan hepsi çok güzeldi. Jennifer'in kötü yazdığı kitap mı var zaten? (Tamam , bu kadar fangirllük yeter :D ) 
  Kitap , 208 sayfa. Yani bayağı kısa geliyor okuyana. Ben de 2 saat gibi bir zamanda bitirdim. Keşke bir 200 sayfa daha yazsaydı dedim. 
  Karakterlere gelecek olursak , Chad kardeşler arasında favorim değil açıkçası. Ben daha çok büyük kardeş Chandler'ın hikayesini merak ediyorum. (Bir sonraki kitap onun.) Yine de Chad'i okurken gülmeden edemedim. Kardeşler arasında en uçarı olanı ve her hareketinin altından bir yaramazlık çıkıyor. Bridget ise onun tersine sessiz , uyumlu ve disiplinli bir kadın. Hayatında Chad gibi bir erkek olması onun prensiplerine aykırı ama ikisi de kalplerine söz geçiremiyor. 
  Kitabın en güzel kısmı Chad-Bridget atışmalarıydı sanırım. Okurken bayağı eğlendim. Bridget'in hazır cevaplılığı ve Chad'in komik soruları eğlendirdi beni. Sizin de seveceğinize eminim.
  
  Kısacası kitap çok güzeldi. Hemen okunacak ince ve eğlenceli bir kitap arıyorsanız şiddetle öneririm. 


Puanım : 5/5

KVBT 16. Tur 2. Gün : Alıntılar

 

Telefonu çaldığında hala orada duruyordu. Numarayı tanımayınca meşgule attı. Bir dakika sonra aynı numaradan bir mesaj geldi : Eğer sana iyi gelmeyecek bir şey istiyorsan , onun yerine beni dene.
"Lütfen bana tüm gece o çizgi filmli pornoyu izlediğini ve babamızı aramadığını söyle." Çocukluğundan beri yaptığı gibi Hudson çenesini sıktı. Büyük kardeş Aidan da Hudson'un inatçılığıyla karşı karşıya olduğunu fark edip iç çekti. "Bunu konuşmuştuk ,dostum. Ona ihtiyacamız yok. "Var," dedi Hudson. "Ve o porno değil,anime. Bir çeşit sanat."
Ve o anda onu öperek mağara adamı gibi evine götürmek ve her ikisine de neleri kaçırmakta olduklarını göstermek istiyordu.
"Ben senin tekerleğini tamir ederim," dedi Aidan. "Ve sen de yakın zamanda bir iş bulacaksın. Ve görüntün de..." Sesi kısıldığında Lily hemen ona baktı. "Mükemmel," dedi Aidan.
"Evet," dedi Aidan. "Ölü Adamın Uçurumu'ndaki bir olayla ilgili ne zaman çağrı alsam onu düşünüyorum. " Göz göze geldiler. "Ve seni , Lily. Doğruyu söylemek gerekirse çoğunlukla seni düşünüyorum."
Aidan geri çekildiğinde aralarında sadece bir santim vardı. "Evet," dedi. "Haklısın. Aramızda hiçbir şey yok. Ateş , sıcaklık ve çılgınca bir ihtiyaç dışında hiçbir şey."
"Kabul et , aslında sadece beni özledin. Ama ilgimi çekmek için bu kadar uğraşmana gerek yok bebeğim , ilgim zaten senin.
"Teorik olarak kıçımı öpmenden mutluluk duyarım," dedi gözlerini büyüterek. "Ben bunu gerçekten yapmak isterim," diye karşılık verdi Aidan.
"Benim için bir iş değilsin Lily. Hiç de değil. Bundan daha fazlasısın. Ve bence , ben de senin için daha fazlasıyım. Ne düşündüğümü bilmek ister misin?" "Hayır derdim ama bunun seni durdurabileceğini sanmıyorum." Aidan zalimce gülümsedi. "Bence bir şey hissetmemen değil , aksine fazla hissetmenden kaynaklı. Seni korkutuyorum."
Lily nefesinin kesildiğini hissetti. "Ne olmasını istiyorsun ki?" "Ben mi? Bu çok kolay.Geceleri seninle birlikte uykuya dalmak ve sabahları seninle sarmaş dolaş uyanmak istiyorum. Gülümsedi ve omuzlarını kaldırdı. "Diğer her şey ekstra , bebeğim. Bir yüzük. Çitle çevrili bir ev. Bebekler. Ne istersen."

KVBT 16. Tur 1. Gün : Beni Yeniden Sev | Yorum

    Aidan Kincaid, yaşadığı kasabanın her şeyidir itfaiyecisi, arama kurtarma sorumlusu, baş döndürücü yürüyen cazibesi ve kalp kırıcısı…
   Yıllar önce kalbini kaptırdığı Lily Danville, kendince haklı bir sebeple hem kasabayı hem de Aidan'ı terk ettiğinde, Aidan'ın yaptığı tek şey, kalbinin kapılarını diğer tüm kadınlara kapatmak olur.
   Ancak kader, aradan geçen yıllar boyunca ağlarını örmeye devam etmiştir. Günün birinde Lily, kasabaya geri dönmek ve hem geçmişiyle hem de ilk aşkıyla yüzleşmek zorunda kalır.
   Bu mecburi geri dönüşün ona eski acılarını yeniden yaşatmaktan başka bir işe yaramayacağına inanır Lily.
Oysa yıllar sonra doğup büyüdüğü yeri ve Aidan'ı görmenin onda yeniden uyandıracağı tek duygu hüzün değildir. Küllenmiş bir aşk, yeniden alevlenmek için hazırdır.
Orijinal Adı : Second Chance Summer
Seri Sıralaması : Cedar Tepesi #1 (Cedar Ridge #1)
Goodreads Puanı : 3.98 (4,258 oylama)
Sayfa Sayısı : 400 sayfa
Yayınevi : Nemesis Kitap 
Etiket Fiyatı : 22 tl 

***
  Aidan yaşadığı küçük kasabanın popüler çocuklarındandır. Kızların ikinci kez dönüp baktığı , başarılı ve yakışıklı bir sporcudur. Abisi Gray ile birlikte uçuruma tırmanmak gibi tehlikeli hobileri vardır. 
   Aidan sahip oldukları ile mutludur. Huzurludur. Ta ki bir gece kötü bir olaya tanıklık edene kadar. Ailesinin dağılmasına neden olan bu olay onun da hayatını alt üst eder. Tüm zenginliğin bir gecede borca dönüşmesine tanık olur. Yine de bu başına gelen en kötü şey değildir çünkü ertesi gün kalbinin sahibi kadının onu tek kelime etmeden terk ettiğini öğrenir.
   Aidan o günden sonra onu terk eden kadını unutmaya çalışır. Liseden mezun olur. Gece gündüz demeden insanların yardımına koşan bir itfaiye eri olur. 
   10 yıl sonra bile Aidan kalbinin sahibini - Lily'i- unutamaz. Hala aklında olan bu kadın bir gün çıkıp gelirse ne olur peki ? 


   
   Beni Yeniden Sev , okuyucuya sıcak çikolata tadı veren akıcı bir kitap. Konu başta klişe gelebilir ama çok daha derin bir içeriğe sahip. Lily'nin kasabayı neden terk ettiğini merak ederek başlıyorsunuz kitaba. Sonra karakterlerin geçmişini , neden bu hale geldiklerini merak ediyorsunuz ve kitap su gibi akıyor.Kitabı nasıl bitirdiğimi anlamadım diyebilirim. 
   Abi-kardeş arasındaki komik diyaloglar da kitabı akıcı kılan etkenlerden birisi. Spoiler vermek gibi olacak ama Gray'den daha fazla kardeş var ve ben hepsinin hikayesini okumak için sabırsızlanıyorum. 

    Kardeşler arasından kitabını deli gibi okumak istediğim biri var : Jacob. Onun hikayesini de çok merak ediyorum umarım en kısa zamanda çıkar.
   Karakterlere gelecek olursak ben ikisini de sevdim. Özellikle de Lily'i! Genelde bu tür romance kitaplarında çok kırılgan kadın karakter oluşturuluyor. Neyse ki Lily öyle değildi. Zor durumlarda Aidan'ı tersleyerek işini kendi halletmeye çalışması çok tatlıydı :)
   Aidan'a da ayrı bir başlık açmak gerekir sanırım.Aidan küçük kardeş olsa da çoğu zaman acaba Gray mi daha küçük diye düşündüm. Aklı başında ve tutarlı biriydi. Geçmişte yaşadıklarını 10 yıldır sır gibi saklayan biriydi. Aidan'ı sevdim ama öyle bayılarak okuduğum karakterlerden biri değildi.Bunun nedeni benimle çok ters bir karakter olması sanırım :D Benim yapmamalı diye düşündüğüm şeyleri tercih ediyor kitapta. Tatlı ve çekiciydi ama kitapta Lily bir tık daha öndeydi benim için. 
   Açık konuşmak gerekirse ben Jiil Shalvis'i bu kitapla tanıdım. Yazar , Şanlı Liman serisiyle ülkemizde bayağı ünlü aslında. Şanslı Liman da okunacaklarım arasındaydı ama tanışmak bu kitapla kısmet oldu. 
  
   Kısacası Beni Yeniden Sev , akıcıydı ve kurgusu ve anlatımı bakımından doyurucuydu. Size serinin devamını okutmak isteyen bir kitaptı. Romance/aşk türünü seven arkadaşların hepsine öneririm. Ben romance tarzında kitapları tercih etmesem de yazar bana bile kitabı sevdirdi kalemiyle :)


Puanım : 4/5

YORUM : Aramızda - Cora Carmack

    Bazen kendinizi bulmadan önce kaybetmeniz gerekir. Mezun olduktan sonra Avrupa turuna çıkmak; hem de sorumluluk yok, anne baba yok, kredi kartı limiti yok! Bu, çoğu kızın hayali, tabii Kelsey Summers'ın da. Avrupa turuna çıkan Kelsey, güzel zaman geçirdiğini düşünür ama bu pek de doğru değildir. Kendini bulma yolculuğunda yalnız hisseder ve bulacaklarından korkar. Arayışındaki yalnızlığı içki ve dans geçiremezken Jackson Hunt'la tanışır. Jackson içkinin yerine macerayı koyar, her yeni şehirle Kelsey'ye ne istediğini, hayallerini bulmasında yardımcı olur. Ama Kelsey kendini tanıdıkça Jason'ı ne kadar az tanıdığını fark eder.
Orijinal Adı : Finding It
Seri Sıralaması : İlk Defa (Losing It) Serisi #3
Goodreads Puanı : 4.02 (11,221 oylama)
Sayfa Sayısı : 320 sayfa
Yayınevi : Pena Yayınları
Etiket Fiyatı : 21 tl

YORUM : Gözyaşlarını Asla Eldivensiz Silme - Jonas Gardell


Özgürlük kavgasının verildiği bize özel o küçük dünyada, hayatta kalan az sayıda kişiden biriyim.
Ve şimdi size hikâyemizi anlatacağım…
1982 yılında Rasmus, çocukluğundan beri farklı eğilimleri yüzünden baskı gördüğü kasabayı ve ailesini terk eder. Artık eşcinsellerin yeni bir hayata başlayabilmek için tek şans olarak gördüğü Stockholm’de yaşayacaktır. Tüm olasılıklara açık bu capcanlı şehrin, genç Rasmus’un yaşamını nasıl şekillendireceği ise belli değildir…
Dindar ve prensiplerine sıkı sıkıya bağlı ailesinin etkisi altında, içine kapanık bir çocuk olarak büyüyen Benjamin ise inançları ile arzuları arasındaki çelişkinin yükü altında ezilmektedir. Ve bir gün kendisi gibi olduğunu fark ettiği, sonunda aidiyet duygusunu hissedebileceği bir gruba katılma fırsatını yakaladığında Benjamin hayalini kurduğu sıcaklığın ve aşkın kollarına kendini kaptırır…
Orijinal Adı : Torka Aldrig Tarar Utan Handskar 1 . Karleken
Goodreads Puanı : 4.13 (2,300 oylama)
Seri Sıralaması : Gözyaşlarını Asla Eldivensiz Silme #1
Sayfa Sayısı : 288 sayfa
Yayınevi : Pegasus Yayınları
Etiket Fiyatı :  26 tl
***
  Herkese merhaba! Uzun zamandır bloga yazı yazmıyordum. Geri dönüşümü bu muhteşem kitapla yapayım dedim :)
  
    Rasmus , İsveç'in küçük bir kasabasında yaşamaktadır. Çevresindeki çocuklar gibi davranmadığı için dışlanmaktadır. Ailesi onun birisiyle arkadaş olmasını ister ancak o yalnızlığı tercih eder. Bu küçük kasabadan kurtulma hayalleri kurar. Liseden sonra yaşadığı yeri terk edip Stockholm'e gidecektir. 
   Benjamin'in ailesi Yehova Şahidi'dir. Küçüklüğünden beri Benjamin ve kız kardeşi dini bir yaşam sürerler. Yehova Şahidi olmak için eğitilirler. Onların bu dünyaya geliş nedeni insanları din hakkında bilgilendirmektir. Benjamin'e göre eşcinsellik Tanrı'nın insanlara sınavıdır. Kendisi ve ailesi bu tür bir sınava tabi tutulmadığı için çok şanslıdır. 
Bu kısımdan sonrası spoiler içerir!  

  Rasmus liseden mezun olur ve Stockholm'e -teyzesinin yanına- taşınır. Stockholm'de nereye gideceğini bilemezken teyzesinin sevgilisi Rasmus'un eşcinsel olduğunu anlar ve ona birkaç bar ismi önerir. Artık Rasmus akşamlarını bu tarz mekanlarda harcamaya başlar. Ailesi endişelense de umrunda olmaz. 18 sene bunun için beklemiştir.
  1982 de çok önemli bir sorun patlak verir : eşcinsel vebası.(AIDS) Amerika'dan Avrupa'ya yayınlan bu hastalık tüm dünyayı korkutur. Çünkü geri dönüşü yoktur. Yakalanan kişinin vücudunda tuhaf yaralar oluşur. Bazen ishalle başlar bu hastalık. Bazen ufak bir grip kişiyi ölüme sürükler. Tüm dünyadaki din mensupları eşcinselleri suçlar. Bu hastalığın Tanrı'nın onları yok etmek için hazırladığını düşünürler. 
   Tam bu zamanlarda Benjamin ve Rasmus'un hikayesi başlar.
                Ben hayatımda beni seven birini sevmek istiyorum.

  Kitap , yazarın araştırmaları sonucu oluşmuş. Yani içerisindeki bilgiler doğruydu. Zaten hikayenin de yaşanmış olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden kitabı sevdim. Yazar bilgilerini güzel bir kurgu ile harmanlamış. Okurken o döneme ait bilgilerle sıkılmıyorsunuz. Sanki yazarın anlatmak istedikleri Benjamin ve Rasmus'un hikayesinin arkasından size el sallıyor. 
  Kitabın kapağına bakarak erotik bir roman zannedebilirsiniz. Ben ilk aldığımda çekinmiştim o yüzden acaba +18 mi diye. Ama kesinlikle değil! Zaten ilk 150 sayfada tamamen karakterlerin çocukluklarını okuyoruz sonra da tanışmalarını. Tabi , eğer homofobik biriyseniz size onların öpüşmesi bile abartı gelecektir. 
  Kitabın bir diğer sevdiğim yanı yazarın AIDS'i ele alış biçimiydi. Öyle bir anlatmıştı ki insan lanet ediyor bu hastalığa. Gerçekten günümüzde -ne kadar ilaçları var ,yavaşlatıyoruz deseler de- tedavisi yok.  Hastalığın kökeni Afrika. Oradan dünyaya yayıldığı düşünülüyor. 1980'lerde AIDS'ın eşcinseller yoluyla bulaştığı sanılsa da günümüzde bu bilgi geçerli değil. 
   Kısacası ben kitabı sevdim. Yazarın bir yandan hüzünlendirirken bir yandan düşündüren bir anlatımı var. 1980 dönemi Avrupa'sının homoseksüelliğe bakış açısını merak ediyorsanız okuyun derim. 


Puanım : 4/5

YORUM : Tess'in Gözyaşları - Pepper Winters

Muhteşem bir hayatım vardı. Âşıktım, mutluydum ve istediğim her şeye sahiptim. Sonra bir gün, her şey değişti. Bir adama satıldım!
Sevgilisi Brax Cliffingstone, yıldönümlerini kutlamak için Tess Snow'u Meksika'ya götürene kadar ikisinin de geleceğe dair umutları vardı. Altın rengi kumsalların, denizin ve güneşin tadını çıkaracak, birbirlerine yeniden âşık olacaklardı. Ancak gördükleri güzel rüyanın kâbusa dönmesi uzun sürmedi.
Dünyanın gölgelerinden habersiz Tess, kaçırılmış, hırpalanmış ve satılmıştı. Yeniden aydınlığa kavuşmanın bedeli ise Şeytan'la yapacağı anlaşmada, yalnızca bedenini değil ruhunu da ortaya koyması demekti.
Zindanımın derinliklerinde yankılanan bir fısıltı, "Gözlerindeki karanlığı görüyorum," diyordu. "O karanlık beni besliyor, o karanlık beni çağırıyor."
Ve karanlığın tadı kanıma karıştı. Acı, artık kalbimin en tanıdık yolcusuydu.
Orijinal Adı : Tears of Tess
Goodreads Puanı : 4.13 (19,005 oylama)
Seri Sıralaması : Karanlık Serisi (Monsters in the Dark) #1
Sayfa Sayısı : 496 sayfa
Yayınevi : Arkadya Bitter
Etiket Fiyatı : 20 tl

YORUM : Kızıl Tepe - Jamie McGuire

     İki kızını yalnız başına yetiştirmek için çabalayan Scarlet; evli olsa da âşık olmanın ne demek olduğunu unutmuş, tek yaşama nedeni küçük kızı olan Nathan ve tek derdi kız kardeşi ve erkek arkadaşlarıyla yapacakları hafta sonu kaçamağı olan üniversiteli bir genç kız olan Miranda… Dünyayı etkisi altına alan bir salgın patlak verdiğinde bu üç kişinin hayatı beklemedikleri şekilde kesişir ve artık tek amaçları vardır: Bu yeni ve acımasız dünyada hayatta kalabilmek.
Orijinal Adı : Red Hill
Goodreads Puanı : 3.93 (9,079 oylama)
Seri Sıralaması : Kızıl Tepe (Red Hill) #1
Sayfa Sayısı : 376 sayfa
Yayınevi : Yabancı Yayınları
Etiket Fiyatı :  21 tl

KVBT 14. Tur 3.Gün : Lanetli | Yorum

    Dünyada sadece insanlar yok. En azından, Ivy'nin yaşadığı New Orleans'ta durum böyle. Faeler, insanları onlardan koruyan Düzen'le sürekli savaş halinde. New Orleans'ın çılgın gece hayatını yaşayanlar ise bu savaştan habersiz.Ivy öz anne-babasını hatırlamıyor, üvey anne-babasıyla erkek arkadaşını korkunç bir olayda kaybetti. Artık tek varlığı, Düzen'le birlikte Faelere karşı yürüttüğü amansız savaşı. Ivy çok yakında bazı sürprizlerle karşılaşacak. Ve bu sürprizden hiç de hoşlanmayacak.
Orijinal Adı : Wicked
Seri Sıralaması : Lanetli (A Wicked Saga) Serisi #1
Goodreads Puanı : 4.13 (8,498 oylama)
Sayfa Sayısı : 441 sayfa 
Yayınevi : DEX Yayınları
Etiket Fiyatı : 25 tl 
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI