epsilon yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
epsilon yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

YORUM : İskoçyalı'nın Dokunuşu - Karen Marie Moning

ÖLÜMSÜZ GÜÇLERİ OLAN BİR SAVAŞÇI:  Circenn antik yasalar ve büyüyle yönetilen bir dünyada yaşayan İskoçyalı bir savaşçıdır. Yine de Brodie Kalesi’nin lordunu hiçbir güç önünde birdenbire beliren güzel Lisa’ya hazırlayamayacaktır. Kaderin bir oyunu olarak genç kadın zamanda 700 yıl geriye gitmiştir ve şimdi Circenn’in odasında, hiç istemese de onu baştan çıkarmaktadır. Yakışıklı İskoçyalı savaşçı, bu kadın için sahip olduklarını feda edecek ve gerekirse önüne çıkan her şeyi yok edecektir.
ZAMANIN SİSİ İÇİNDE BİR KADIN:  Lisa dünyanın ayaklarının altından kayıp gittiğini hissettiğinde, 21. yüzyılda yaşayan özgür bir kadın olarak… başka bir yüzyıla gideceğini asla hayal edemez. Fakat güçlü savaşçı çıplak bir halde, ateş püsküren gözlerle bakarken her şey fazlasıyla gerçek ve… tahrik edici görünür. Circenn her ne kadar karşı koyulmaz biçimde çekici olsa da Lisa’nın şiddetin ve barbarlığın hüküm sürdüğü bu topraklarda kalmaya niyeti yoktur. Ancak yakışıklı savaşçının onun için başka planları olduğunu anlayacaktır.
Orijinal Adı : The Higlander's Touch 
Seri Sıralaması : İskoçyalı (Highlander) Serisi #3
Goodreads Puanı : 4.14 (22,390 oylama)
Sayfa Sayısı : 358 sayfa
Yayınevi : Epsilon Yayınları
Etiket Fiyatı : 20 tl
Serinin ilk kitabının yorumu için buraya tıklayın.
Serinin ikinci kitabının yorumu için buraya tıklayın.
***
  Circenn Brodie , insanlara nadiren verilen bir göreve sahiptir : Yadigarları korumak. Bu görevi yıllardır başarıyla yerine getirirken ona komplo kurulur. Bu komplo sırasında yadigarları korur ama perilerin değerli bir şişesi kaybolur. Şişe kaybolmadan önce şişeyi lanetler. Lanete göre şişeye dokunan ilk kişi şişe ile birlikte Brodie'nin yanında belirecektir ve Brodie şişeyi getiren kişiyi öldürmek zorundadır. Ancak Brodie zamanı hesaba katmamıştır. Şişe 700 yıl boyunca toprağa gömülü kalır. 
  Lisa Stone , muhteşem bir hayatta sahipti. Ancak lise mezuniyetine giderken başlarına gelen bir felaket ondan babasını ve annesinden yürüme yeteneğini aldı. Hayatları alt üst oldu ve Lisa üniversiteye gitmek yerine iki işte birden çalışmaya başladı. Hayat daha kötü gidemez derken annesine kanser teşhisi konuldu. Günleri annesine bakarak ve çalışarak geçmeye başladı. Ta ki dokunmaması gereken bir şişeye dokunup kendini 14. yüzyılda bulana kadar...
    "İyi geceler Lisa. Meleklerle uyu." Lisa'nın gözleri doldu. Bu annesinin iyi geceler dileğiydi : meleklerle uyu.Ama adam ardından annesinin hiç söylemediği bir şey dedi. "Sonra dünyaya gel ve bir gece kollarında olmak için cehennemde yanmayı göze alacak şeytanınla uyu."

   İskoçyalı'nın Dokunuşu beklentilerimin altında kalan bir kitapta. Serinin ilk kitabı ile aşırı derecede benzerlik gösteriyordu. Sadece bu geçmişten gelme olayı da değil , kadın karakterler birbirinin aynısı gibiydi. Kitabın sayfa sayısı da çok az geldi bana. Özellikle son oldu-bitti ye gelmiş. Son 20 sayfa  o kadar hızlı geçti ki! Sadece olaylar vardı , karakterlerin duygularına değinilmeden geçiştirilmiş gibiydi. 
   Kitabın sevdiğim yanlarından biri Adam Black'ın oluşu ve Ateş serisinde gördüğümüz yerlerden/kişilerden bahsedilmesiydi. Sanki yazar , Ateş serisini yazmadan önce mekanları , kişileri bu kitapta oluşturmaya başlamış gibi. 
   Ateş (Fever) serisi ile uyuşmayan mantık hataları vardı. Mesela Mac Morar Adası'nda nefes alamıyordu,hava yoktu ama Lisa adadayken nefes alıyordu. Birkaç mantık hatası da vardı ama kitabı okurken göze çarpacak kadar büyük hatalar değil. 
  Kısaca güzel başlayan ama kötü biten bir kitap oldu benim. Seride favori kitabım Yenilmez Savaşçı oldu. Serinin 4. kitabı çıkarsa seriye devam edebilirim. 

Puanım : 3/5

YORUM : Yenilmez Savaşçı - Karen Marie Moning

     Gavrael McIllioch, doğaüstü güçleri olan savaşçıların yetiştiği bir klanda doğmuştu ama adını ve kalesini terk ederek soyunun karanlık kaderinden kaçmaya kararlıydı. Onu avlamaya kafasına koymuş, düşmanları olan acımasız bir klandan saklanıyordu. Önem verdiği insanları ve aşkını asla belli etmeyeceğine yemin ettiği güzel Jillian St. Clair'i korumak için kendine Grimm adını verdi. Jillian'ın babası ona "Jillian için gel" mesajını yolladığında, sevdiği kadını bunca yıl uzaktan uzağa korumaya devam etmiş olsa da hemen yola düştü. Ve böylece kendini, sonunda kazananın Jillian ile evleneceği bir yarışmanın ortasında buldu. O içindeki öfkeli canavarı sakinleştirebilen tek kadındı ama tehlikeli düşmanlar ikisini de yok etmek için planlar yapıyordu…

Orijinal Adı : To Tame A Highland Warrior
Seri Sıralaması : İskoçyalı (Highlander) Serisi #2
Goodreads Puanı : 4.14 (25,459 oylama)
Sayfa Sayısı : 441 sayfa
Yayınevi : Epsilon Yayınları
Etiket Fiyatı : 25 tl
Serinin ilk kitabının yorumu için buraya tıklayın.
***
Yorum kitabın ilk 100 sayfasının özetidir. Spoiler içerir!
   Gavrael McIllioch , herkesin olmak istediği doğaüstü bir savaşçıdır. Ailesinin kanından geçen bir özellik taşımaktadır. O bir Berkerser'dir. Bir Berkerser olağanüstü kuvveti , gözüpekliği , cinsel gücü ve şeytani zekası ile bilinmektedir. Onlar Viking Tanrısı Odin'in yeryüzündeki askerleridir. İstedikleri zaman Odin'e seslenip yenilmez savaşçılara dönüşürler.
   Ne yazık ki Gavrael daha toy bir delikanlı iken bunun bir ödül değil hastalık olduğunu düşünmeye başlar. Çünkü bir kere dönüşüm gerçekleşti mi artık geriye vicdan kalmaz. Acımasız bir yaratık ortaya çıkar. 
  Ailesinden ve içindeki yaratıktan kaçmak ister ve genç yaşında evini terk eder. Ormanda çamur içinde yaşamaya başlar. Ta ki küçük bir kız onu fark edene kadar... 
  O zamandan sonra Gavrael , Jillian'ın ailesinin yanında yaşamaya başlar. Adını da geçmişini de değiştirir. Ancak karanlık geçmişi burada da peşini bırakmaz ve buradan da ayrılmak zorunda kalır. 
  Yıllar sonra aldığı bir mesaj ise Gavrael'in hayatını bütünüyle alt üst eder. Mesajda sadece üç kelime yazılıdır ama bu üç kelime bile onun atına binip eski evine gitmesine neden olur. Mesaj tam olarak şöyledir : Jillian için gel...
   Babası tarafından onu baştan çıkarıp evlenmeye ikna etmek için özenle seçilmiş olan bu üç barbar evini işgal etmişti. Ne yapması gerekiyordu?
    Kitap , son 50 sayfası hariç çok akıcıydı. Son 50 sayfasında olayların sonucu belliydi zaten yazar gereksiz yere uzatmış diye düşünüyorum. Birde Jillian , Gavrael'in kim olduğunu çok geç öğrendi. Tüm kitap boyunca Gavrael geçmişi hakkında endişelendi. Bir süre sonra Gavrael'in endişeleri beni germeye başladı. Bir an önce gidip sırrını söylemesini istedim. 
   Kitabın sevdiğim yanı ise ilk kitaptan çok farklı karakterlerden oluşmasıydı. Çoğu yazar bunu beceremez , serinin tüm erkek karakterleri birbirine benzer . KMM bunu başarabilen nadir yazarlardan biri olduğunu bu kitap ile kanıtladı. Hawk (Sisli Dağların Ötesinde) ve Gavrael(Yenilmez Savaşçı) birbiri ile alakasız iki karakter. Hawk sıcakkanlı ve kibirli iken Gavrael soğuk ve bir o kadar özgüvensiz. Umarım üçüncü kitapta ikisinden çok daha farklı bir erkek karakter okuruz. 
   Yazarın anlatımı ilk kitaba göre daha iyiydi. Ayrıca ilk kitapta bulunan bazı mantık hataları bu kitapta yoktu. Kısacası serinin ilk kitabına göre daha iyi bir kitaptı. 
   Kitabın basım kalitesine geçecek olursak , gayet iyiydi. Epsilon'un kitaplarında kalın yaprak kullanmasını seviyorum. Çoğu yayınevi kitap sayfalarını incecek basıyor ve o sayfalar çevirirken elimde kalacak diye korkuyorum. Yazı puntosu da ideal boyuttaydı ; ne çok küçük ne çok büyük. 

   Seriye başlamak isteyen olursa tekrardan uyarayım. Ateş serisini okumuş biriyseniz İskoçyalı serisinde hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz o nedenle beklentilerinizi yüksek tutmayın. Zaten Ateş serisinden daha güzel olan çok çok az seri vardır şu dünyada :D
  Seri , tarihi aşk romanları arasında normalin üstünde bir güzellikte diyebilirim. 

Puanım : 4/5

YORUM : Sisli Dağların Ötesinde - Karen Marie Moning

Ona sahip olmak için her şeyini, hatta ruhunu vermeye hazırdı…
Baştan çıkarıcı bir İskoç lordu…
O, savaş meydanındaki ve yatak odasındaki meziyetlerinden dolayı bütün krallıkta Hawk olarak bilinirdi. Hiçbir kadın onun dokunuşuna karşı koyamazdı ama içlerinden biri bile onun kalbine ulaşamamıştı – ta ki intikam peşindeki bir peri tarafından günümüz Seattle’ından Ortaçağ’ın İskoçya’sına getirilen Adrienne de Simone’a kadar. Ait olmadığı bir yüzyıla hapsolan, fazlasıyla cesur, çok konuşan bu kadın bir 16. yüzyıl çapkını için gerçek bir sınavdı. Hawk ile evliliğe zorlanan Adrienne, onu kendisinden uzak tutacağına yemin etmişti ancak yakışıklı lordun tatlı baştan çıkarışı yeminini bozmasına sebep olacaktı.
Zamanda tutsak olmuş bir yabancı…
Adrienne’in kusursuz dudaklarında zampara lord için kusursuz bir ‘hayır’ cevabı vardı ama Hawk, ona adını tutkuyla söyleteceğine ve onu arzuyla yalvartacağına dair ant içmişti. Ne farklı zamanlardan gelmeleri ne de aralarındaki mesafe onun aşkını kazanmasına mani olacaktı. Adrienne tutkulu kalbinin telkinlerine uymak konusunda tereddüt etse de tüm çekinceleri Hawk’ın kararlılığı karşısında eriyip gidecekti…
Orijinal Adı : Beyond the Highland Mist
Seri Sıralaması : İskoçyalı (Highlander) Serisi #1
Goodreads Puanı : 4.00 (50,180 oylama)
Sayfa Sayısı : 400 sayfa
Yayınevi : Epsilon Yayınevi 
Etiket Fiyatı : 20 tl 
***
  Adrienne , yetimhanede büyümüş biridir. Annesini de babasını da tanımaz. Yoksullukla geçen gençliğinin aksine bir gün şans onun yüzüne de güler. Milyon yılda gerçekleşecek bir aşk yaşar. New Orleans'ın en zengin,en yakışıklı erkeği Eberhard ona deliler gibi aşık olur. Adrienne , bir peri masalında gibi yaşamaya başlar. Para , lüks , partiler...
  Ama gerçek hayat peri masallarındaki gibi değildir. Adrienne , o çok sevdiği adamın onu ne için yanında tuttuğunu gizli bir konuşmaya kulak misafiri olarak öğrenir. Bu andan sonra hayatı alt üst olur. Eşyalarını toplayarak evi terk eder. Ne yazık ki Eberhard'dan kaçması o kadar kolay değildir. 
  Eberhard , Adrienne'nin izini bulur. Adrienne'ın önünde tek bir seçenek vardır. Kendisini öldürmeden Eberhard'ı öldürmek. Böylece herkesten kaçmasına sebep olacak o şeyi yapar. 
  Eberhard'ın paralarını da alarak kimsenin onu tanımadığı bir eve taşınır. Kedisi Moonshadow ile oturma odasında otururken imkansız bir olay gerçekleşir : Zamanda yolculuk. 
   Eğer bu bir kabus ya da gerçekçi bir rüya değilse İskoçya'daydı , tarih 1513'tü ve kesinlikle evlenmek üzereydi.
   Hawk , tüm ülkede cinsel yetenekleri ile ünlenmiştir. Kadınlar onun peşinden koşarken erkekler ondan nefret ederler.  Öyle ki onu kıskanan İskoçya kralı  James , çirkin ve deli bir kadın ile onu zorla evlendirme kararı alır. Hawk'ın klanını korumak adına bu karara uymaktan başka şansı yoktur.   
Seri 8 kitaptan oluşuyor. Ülkemizde sadece ilk üçü yayınlandı.

  Kitap hakkındaki düşüncelerime gelecek olursak ; bir kere konusu mükemmel! Sizi bilmem ama ben zaman yolculuklarının olduğu kitaplara bayılıyorum. Ne yazık ki yazarın o kısımları çok iyi yazamadığını düşünüyorum. Karakterimiz 1997 yılından taa 1500'lere ışınlanıyor ama ne dil ne yaşayış biçimi bakımından sıkıntı yaşıyor. Sanki yıllardır Ortaçağ'da yaşamış gibi şıp diye uyum sağladı. Bir kere Amerikan aksanından eski İskoç aksanına başarılı bir şekilde nasıl geçiş yaptı? O elbiselere nasıl alıştı? 
  Bir diğer rahatsız olduğum konu ise ilk 20 sayfada olayların aşırı hızlı anlatılması. Sanki bu serinin ilk kitabı değilmiş , daha önce bir kitap daha varmış da yazar ilk 20 sayfada bize o kitabın özetini yapmış gibi. Karakterleri tanıtabilmek adına çok hızlı bir giriş yapılmış. Neyse ki sonraki sayfalar normal bir düzende yazılmış. 
   Karakterlere ise ba-yıl-dım! Bir kere çoğu tarihi aşk hikayesinde olan kadın kovalar-erkek kaçar durumu yok. Bu kitapta Hawk , Adrienne'yı kendine aşık etmeye çalışıyor. Adrienne sürekli Hawk'ı reddetse dahi Hawk , kızımızın peşini bırakmıyor. Diğer tarihi aşk romanlarında adamların kitabın son sayfasına kadar aşkını dile getirmemesine sinir olurdum. Bu yüzden Sisli Dağların Ötesinde , karakter ilişkileri bakımından bir adım önde benim için. 
   Sisli Dağların Ötesinde , yazarın yazdığı ilk kitaplarından olduğu için birçok eksiği var. Gerek anlatım biçimi olsun gerek olaylar olsun. Yine de kitap kendini 2 günde okuttu bana. Ayrıca kitapta Ateş serisinde kullanılan birçok kelimeye de rastladım. Tabi , İskoçyalı serisi asla bir Ateş serisi olamaz :) Bu seriye başlayarak yazarımızın kendini ne kadar geliştirdiğini de görmüş oldum aslında. 

   Özet olarak ; sürekli kadının erkeğin peşinde koştuğu tarihi aşk romanlarından sıkıldıysanız , içinde bir tutam fantastik ögeler barındıran bir kitap arıyorsanız Sisli Dağların Ötesinde tam size göre. Ateş serisini daha önce okuduysanız uyarayım İskoçyalı serisi onun kadar güzel değil. (Hangi seri ondan daha güzel olabilir ki?)

Dipnot : Ateş serisi , Karen Marie Moning tarafından yazılmış bir seridir. Başlangıçta 5 kitapta bitirmeyi planlayan yazar okurların istekleri üzerine devam kitaplarını yazmaya başlamıştır. 



Puanım : 4/5

YORUM : Kalbin Ateşi - Rita Hunter

     İskoçya kırsalındaki küçük çiftliğinde koyun yetiştiren Davina Murray, sevdiği erkek tarafından masumiyeti çalınarak terk edilen kardeşinin hayatının en büyük hatasını yapmasının önüne geçememiştir. Ancak onun hayallerini çalan adamın hiçbir şey olmamış gibi pırıltılı yaşamını sürdürmesini kabul etmeyecektir.
    O halde...
   Sadakat, kararlılık ve öfkenin yol gösterdiği bir planın, tatlı dil, ölçülü bir hafifmeşreplik, çalışılmış bakışlar ve biraz da cesaretle süslendiğinde uygun dozda bir intikama dönüşmesinin önüne geçebilecek ne tür bir engel olabilir ki?
     Belki sadece korumacı bir kuzen...
     Abbey Kontu Stephan Ramsey kuzeninin hayatına aniden giren bu çarpıcı kadının bir şeylerin peşinde olduğunun farkındadır. Kalbinin tekrar kırılmasını istemediği kuzenini korumak için Davina Murray'nin cazibesine kalkan olarak kendi tecrübesini öne sürdüğünde ikisi arasında patlak veren savaş, kısa sürede kalplerini ateşe verecek bir serüvene dönüşecektir.
Orijinal Adı : Kalbin Ateşi
Seri Sıralaması : Ateş Serisi #3
Goodreads Puanı : 4.50 (42 oylama)
Yayınevi : Epsilon Yayınevi
Sayfa Sayısı : 495 sayfa
Etiket Fiyatı : 25 tl 
Serinin ikinci kitabının yorumu için buraya tıklayın.

YORUM : Ruhun Ateşi - Rita Hunter

Sophie Langford çileden çıktığında birilerinin hayatı kökten değişecekti...
Sevgi dolu bir ailede büyüyen Sophie'nin huzur, zenginlik ve bolca sıradanlıkla geçen hayatındaki tek renk, seneler önce bir kazada ailesini kaybeden kuzeni Liliana'ydı.
Ailesine katıldığı ilk günden itibaren anne ve babasının sevgisi de dahil ona ait her şey üzerinde sinsice hak iddia eden kuzenini kabullendiğini sanıyordu Sophie. Hatta Liliana baş döndüren güzelliğiyle ilk aşkını elinden aldığında bile bu kabulleniş elini kolunu bağlamıştı, çünkü babasına Liliana'ya asla kızmayacağına ve onu seveceğine dair söz vermişti.
Ancak sabrının da sınırları vardı ve bir gün o sınırlar küçük bir olayla ortadan kalktığında Sophie'nin aklındaki tek şey kuzeninin meydan okuyuşuydu.
"İlgimi hak eden erkeği bulduğumda onu baştan çıkarmayı dene... Tabii becerebilirsen..." demişti kuzeni. Eh madem istediği buydu...
Leighton Kontu Brendan Blackmore... Kibirli, buz gibi ve ulaşılmaz bir soyluydu. İnsanda merak, heyecan ve nefret uyandıran onca meziyete sahip bu adamın ilgisini çekmek göründüğünden çok daha zordu. Üstelik o ve Liliana birbirlerinden fazlasıyla hoşlanıyorlardı. Ancak Sophie kararlılığının önüne hiçbir kuvvetin çıkmasına izin veremezdi, çünkü Liliana başına gelecekleri çoktan hak etmişti. Üstelik Brendan Blackmore'u her gördüğünde hissettiği kalp çarpıntısı ve umutsuz arzu başka hiçbir teşvike yer bırakmayacak kadar güçlü ama bir o kadar da ürkütücüydü.
Sophie'ye göre Brendan'a dokunmak buzla yanmaktı ve Sophie yanmak istiyordu.
İkisini bir araya getiren skandal, onları artık geri dönüşü olmayan bir yola soktuğunda Sophie ya pes edecek ya da imkânsız gibi görünse de mutluluk için sonuna kadar direnecekti.

Orijinal Adı : Ruhun Ateşi
Seri Sıralaması : Ateş Serisi #2
Goodreads Puanı : 4.54 (80 oylama)
Sayfa Sayısı : 496 sayfa
Yayınevi : Epsilon Yayınları
Etiket Fiyatı : 25 tl 

YORUM : Umutsuz - Colleen Hoover



Lise son sınıf öğrencisi olan Sky çapkınlığı kendi şanıyla yarışan Dean Holder'la tanışır. İlk karşılaştıkları andan itibaren Holder onu hem korkutur hem de cezbeder. Ona dair bir şeyler, Sky'ın derinlere gömmek için çok uğraştığı sıkıntılı geçmişine ait anılarını ateşler. Sky ondan uzak durmaya kararlı olsa da Holder'ın kararlı tutumu ve esrarengiz gülümsemesi savunmasını yerle bir edip aralarındaki bağın güçlenmesini sağlar. Ama gizemli Holder'ın sakladığı sırlar vardır, bu sırlar ortaya çıkar çıkmaz Sky sonsuza kadar değişir ve güven duygusu gerçekler karşısında yenilgiye uğrar.Sky ve Holder ancak çıplak gerçeklerle cesurca yüzleşerek yaralarını iyileştirebilecek ve sınır tanımadan yaşayıp birbirlerini sevebileceklerdir. Umutsuz nefesinizi kesecek, merakınızı uyandıracak size ilk aşkınızı hatırlatacak bir roman.

Sayfa Sayısı : 429 sayfa
Orjinal Adı : Hopeless
Goodreads Puanı : 4.42 (128,688 oylama)
Yayınevi : Epsilon Yayınevi 
Etiket Fiyatı : 22 tl

***
  Sky , beş yaşında evlatlık verilmiştir. Teknolojiden nefret eden annesi Karen, Sky'a lise sona kadar evde eğitim verir. Ne cep telefonu ne bilgisayarı ne televizyonu vardır. 
    En yakın arkadaşı Six sayesinde son senesini bir devlet okulunda geçirmek ister. Ancak lise hayatı sandığından çok farklıdır. Daha ilk zamanlarında dışlanır ve hakarete uğrar. Markette karşılaştığı yakışıklı çocuk ise Sky'ın hayatını tamamen değiştirecektir. 
   Dean Holder , herkesin adını bildiği ancak kimsenin yanına yaklaşamadığı , öfke sorunları olan biridir. Sürekli değişen ruh hali başta Sky'ı ürkütse de kısa zamanda arkadaş olurlar. Ancak hem Sky'ın hem Holder'ın geçmişte yaşadıkları söz konusu olduğunda bu ince arkadaşlık çizgisi geçilecektir. 


“ Eğer gerçekten beni öpmek istiyorsan, neden öpmüyorsun?” Kız arkadaş kelimesini içeren bir cevap vermesinden korkuyordum.Yüzümü iki elinin arasına alıp yukarı doğru kaldırdı... 'Çünkü' diye fısıldadı. 'Hissetmemenden korkuyorum.' "
   Yazarın kurgusu , anlatımı , oluşturduğu komik ve bir o kadar da zeki diyaloglar yüzünden kitabı elimden bırakamadım. Dean ve Sky düşünülerek oluşturulmuş , gerçekçi karakterlerdi. Kitap son sayfasına kadar hızını kesmeden devam ediyor ve yazar çok güzel bir yerde bitiriyor. 


  Kitap adı ile çok uyumlu. "Umutsuz" kelimesinden başka bir isim konamazdı diye düşünüyorum. Holder ve Sky o kadar sorunlu kişiler ki -geçmişleri yüzünden- başlarına gelen olayları nasıl atlattıkları ile ilgili en ufak bir fikrim yok. Aynısı benim başıma gelse o kadar kolay atlatamazdım diye düşünüyorum. 
  Kitabı -genç yetişkin türünü sevmeseniz bile- herkese öneriyorum. Bu kadar geç okuduğum için pişmanım zaten. Herkes o kadar överken aklım neredeydi bilmiyorum :)

 Puanım : 5/5


Yorum : 13 Küçük Mavi Zarf - Maureen Johnson


     Kavak yelleri dizisinden çok eğlenceli ve heyecanlı bir kitap daha... Maureen Johnson'dan '13 Küçük Mavi Zarf'... 

 Kendi halinde sakin bir genç kız olan Ginny, çok sevdiği teyzesinin ölüm haberini alınca sarsılır. Derken bir gün esrarengiz bir şekilde; içinde '13 küçük Mavi Zarf' olan bir paket alır. Gönderen Peg Teyze'dir. Ve macera burada başlar... İçi kurallarla dolu '13 Küçük Mavi Zarf'...' Bakalım Ginny bu katı kurallara uyabilecek midir?




Sayfa Sayısı: 272 Goodreads Puanı : 3.66





***
 Ginny teyzeni çok seven , henüz reşit olmamış, utangaç , içine kapanık bir kızdır. Teyzesi Peg ise onun tam tersidir. Ginny'nin annesi sürekli kardeşinin hayalperest ve sorumsuz olmakla suçlar. Gerçekten de teyzesi cebinde 5 kuruşu olmadan seyahat eden biridir. Ona göre diğer sorumluluk sahibi insanlar yaşamasını bilmemektedir.

Kargo Ne Getirmiş ?

 Yaklaşık 2 gün önce kitapyurdu.com dan kitap siparişi vermiştim. Kitaplarım eksiksiz , en kısa sürede , hasar görmemiş olarak elime ulaştı. Sadece Fever serisinde hafif bir toz tabakası vardı onun da kargocular yüzünden olduğunu düşünüyorum. 
BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI