nemesis yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nemesis yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

YORUM : Büyü - Thomas Olde Heuvelt

   Lanetli bir kasaba. On yedinci yüzyıldan bu yana hayatta kalmayı başarmış, gözleri ve dudakları dikilmiş bir kadın. Gözleri açıldığında bakışlarıyla, dudakları açıldığındaysa sözleriyle insanları büyüleyebilecek bir cadı o. Black Spring kasabası ona ait. İçindekilerle birlikte. Binlerce yıldır orada. Hiç istenmedi. Hiç gitmedi. Laneti herkesin peşinde. Nasıl ki o hiç gitmediyse, diğerleri de gidemezler. Orada yaşayan insanlar, orada ölecekler. Başka hiçbir yerde yaşayamazlar. Orada doğan çocuklar, onun lanetine doğup son nefeslerini yine onun lanetiyle verecekler. İnsanlar, büyüsünden kaçabilmek için Katherine'in gözlerini ve dudaklarını diktiler. Bakışlarından ve fısıltılarından kurtuldular. Ancak o da dikişlerinden kurtulacak bir gün. O zaman hem gözünün gördükleri hem de fısıldadıklarını duyanlar, teker teker kendilerini öldürmeye başlayacaklar. Katherine onlara hiçbir şey yapmayacak. Onlar ölmeyi tercih edecekler sadece. O Katherine. Black Spring'in laneti. Ve Black Spring'i yutmaya hazır.
Orijinal Adı : HEX
Seri Sıralaması : Herhangi bir seriye ait değil.
Goodreads Puanı : 3.81 (2,992 oylama)
Sayfa Sayısı : 496 sayfa
Yayınevi : Nemesis Kitap
Etiket Fiyatı : 27,50 tl
***
   Black Spring: Amerika'nın güneyinde sakin bir kasaba. İnsanların hiçbir şeyden kuşkulanmayacakları bir mekan. Her ne kadar sessiz görünse de bu kasaba içinde çok önemli bir sır barındırıyor ; Katherine van Wyler. 
  Katherine yıllardır yaşayan bir lanet. Kasabalı insanların hepsinin bildiği ve korktuğu bir cadı. Öyle ki HEXApp gibi ona özel uygulamalar yapıyor, ona adak sunulan festivaller düzenleniyor. 
  Katherine'in laneti yüzünden kasaba halkı dışarı adım atamıyor. Dışarı çıktıkları anda yoğun bir depresyon ve geri dönme arzusu benliklerini kaplıyor. 
  Tüm bunların ortasında cadı olayının özgürlüklerini kısıtladığını düşünen bir arkadaş grubu var. Tyler , Jaydon ve Türk asıllı Burak'ın ön planda olduğu bu grup , cadıyı videoya çekip onun adını uluslararası alanda duyurmak istiyorlar. Belki bu sayede yetkililer onlara cadıyı öldürmek konusunda yardım edebilirler. Ancak grup içinde yaşanan ayrılıklar bir süre sonra amacından sapıyor. Çocuklar durumun ciddiyetinin farkında olmadan cadıyı alaya alıyorlar. O andan itibaren olaylar işinden çıkılmaz bir hal alıyor. 

   Herkese merhaba! Uzun zamandır bloga yorum girmiyordum. Bu suskunluğu Büyü ile bozmak istedim.

   Kitabımız olayın ortasına düşercesine başlıyor. Böyle ilk 20 sayfada falan afallıyorsunuz. Bir sürü karakter var, konuşmalar anlamsız geliyor. Sonra her şey yerine oturuyor. Kitabın başlangıç kısmını geçince arka kapaktan birkaç spoiler da yiyorsunuz maalesef. O yüzden tavsiyem kitabın arka kapağını kitabı okuduğunuz süre zarfında okumayın.
   Olaylar sakin sakin ilerlerken bir yerden sonra ip kopuyor ve kendinizi bir karmaşanın içinde buluyorsunuz. Kitabın başlarında sakin bulduğunuz Katherine'in gerçek yüzünü görmeye başlıyoruz. Kitap , 150 sayfadan sonra gerçek bir korku kitabına dönmeye başlıyor. Fantastik yaratıklar söz konusu olduğunda romantik karakterlere alışan bir nesil olduğumuz için Katherine'in size farklı geleceğini düşünüyorum. Gerçek bir kötü kahraman kendisi. Üstelik yaptığı tüm kötülüklerden sonra size masum olduğunu düşündürtüyor. Kitapta Katherine'e de hak verdiğim kısımlar oldu benim. Onunda başından çok berbat olaylar geçmiş çünkü. 
   Ve kitabın sonu...Beni hayal kırıklığını uğrattı mı desem yoksa güzel miydi desem bilemiyorum.  Yazarın vermek istediği bir mesaj var.İyi güzel, o mesajı anladım ama bu mesajı son 50 sayfaya yaymanın anlamı ne? Kitabın son 50 sayfasını tahmin ettim ama yazar tahmin ettiğim şeyleri uzata uzata anlatıyor.(Büyük ihtimalle siz de tahmin edersiniz.) Bir süre sonra sıkılmaya başladım. Sadece kitabı bitirmeden önceki son paragraflar hoşuma gitti diyebilirim. 
  Birde değinmeden geçemeyeceğim şey kitabın baskısı. O nasıl güzel baskıdır ya! Kalın kapak ve kalın sayfalar.(Blogger burada DEX'e gönderme yapıyor.) Yazı boyutu da tam istediğim gibiydi. Bu kalitesi baskısı için Nemesis'e teşekkürler!

  Lafı daha fazla uzatmadan ; gerilim ve aşırıya kaçmayan,hafif korku kitaplarını seviyorsanız HEX tam size göre.Kitapta romantizm yok ama bol bol aksiyon var. Son sayfalarda sıkılmayı göze alırsanız severek okursunuz bence. 


Puanım : 3/5

Yorum : Yalancı Aşık - Tawna Fenske

  Violet McGinn, anormallikten ve soyut şeylerden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışan, mantıklı bir kadındır. Belki de bu yüzden kendine meslek olarak muhasebeciliği seçmiştir. Annesi ünlü bir medyumdur ve bir gün hastaneye yatırılır. Violet, annesinin işini bir süreliğine devralmak zorunda kalır ve hiç istemese de sahte medyumluk yapmaya başlar. Drew Watson, yakışıklı bir bar işletmecisidir.

 Cumartesi geceleri barında çaldığı müzikler eşliğinde dans eden müşterileriyle ve arkadaşlarıyla mutludur. Chris Abbott ise her kadının hayalini kurduğu genç, yakışıklı, kibar ve başarılı bir doktordur. Violet birini seçmelidir. Kalbini mi yoksa mantığını mı dinlemelidir? Yolunu bulmaya çalışırken yapacağı bir hata, belki de üçünün kaderini toptan değiştirecektir.


Satın almak için : Idefix | kitapyurdu | PttKitap | Kabalci | D&R


***
  Herkese merhaba! Uzun zaman önce okuduğum ancak yorumlamaya fırsat bulamadığım bir kitapla daha sizinleyim :)
  Kitabımız realist bir muhasebeci Violet'in medyum olan annesinin hastaneye kaldırılmasıyla başlıyor. Annesinin işini 'saçma' bulan Violet ise bir sürede olsa onun yerine bakmak zorunda. Gelen müşterilerle uğraşmak zorunda kalan Violet birde süper-yakışıklı yan komşusu Drew ile uğraşıyor. Sarhoşken ağzından kaçırdığı 'ufak' bir cümle yüzünden Drew'in ona ve annesine şantaj yapacağından korkan esas kızımız birde annesinin ona ayarlamaya çalıştığı Doktor Chris'le uğraşıyor. 
  Kitap basit bir kurguya sahip olmasına rağmen akıcıydı. Romance sevenler için birebir! Ayrıca çok entrikalı bir kitap olmaması yönüyle de kitabı çok beğendim :) Yazarımız sayfaların arasına hafif de kıskançlık ekleyince ortaya mükemmel bir kitap çıkmış :) 





۞ ۞ ۞ ۞ ۞ 

  Drew etrafına bakınırken gülümsemesini zor tuttu. 'Butterfly nereye gitti?'
  'Yan tarafa , farelerin kafesini temizlemeye gitti. Viski içtikten sonra canı temizlik yapmak istemiş.' 
'Senin canında masalara çıkıp çıplak adamlara bağırmak mı istedi?' 
'Sana da öyle olmuyor mu ?' 
Drew iç çekti. 'Hayır.'

۞ ۞ ۞ ۞ ۞ 


 Drew! Yazar tamamen ayrı bir karakter oluşturmuş diyebilirim. Kitabın ilk başlarında çapkın , hafif gothic , tek gecelik ilişkiler yaşayan ve hayatı kafasına takmayan biri olarak betimlenmiş. Kıskanç ya da baskıcı değil. Ancak hiç beklemediğim bir anda Violet'i kıskanması çok hoştu. *kıkırdar* Duygularını bastırmıyor aksine açık açık dile getiriyor. Böyle karakterlere bayılırım ben! 

Drew ♥ 


  Kısaca Doktor Chris'ten bahsedelim. Kendisi zengin , düzenli bir işi var ,arabası var , nazik , hoşgörülü ve anlayışlı biri. Violet'in sözlüğünde Chris , 'gelecekteki ideal eşim' olarak geçiyor. Ancaaak bad boys always win! 
   (SPOİLER!)
  Violet her ne kadar Chris'ten hoşlandığını düşünse de Drew'in yanındayken kalbi deli gibi atıyor. Ve sonunda her şeye rağmen birlikte oluyorlar :) Tam sorunları bitti derken Violet'in yalanları birer birer ortaya çıkıyor. Drew anlatılmayan sırlar yüzünden güvenini kaybediyor.Duygularını bir türlü ifade edemeyen Violet aşkı için o iki kelimeyi söyleyebilecek mi ?
 (SPOİLER BİTTİ!)


۞ ۞ ۞ ۞ ۞ 

 'Kıçıma bakmayı bıraktığın zaman bir bardak su alabilir miyim ?
 ' Violet irkildi. 'Ne?Hayır ben..' 
'Camdan yansımanı görebiliyorum.' dedi Drew , dolabın kapısına eliyle vurarak. Sırıtarak başını çevirdi. 'Ödeşmiş olduk. Tanışmamızdan hemen sonra kıçın Bktığım için. Birde çalışma masasının üstüne çıktığında. Ve jonglör dükkanında.Ve yine bugün, akşam yemeğinde.' 
'En azından sapık olduğunu itiraf ediyorsun,' diye seslendi Violet mutfağa giderken. 
'Kesinlikle.Gururla. Kendilerini bastıran insanlar tüm eğlenceyi kaçırıyor.'

۞ ۞ ۞ ۞ ۞ 

Chris'in yanağına dokunan dudakları öyle hafifti ki neredeyse hissetmeyecekti. Geri çekilince gözlerini açtı. 
Bu kadar mı ? 
Tabi ki bu kadardı. Chris bir centilmendi. Ne bekliyordu ki? Onu duvara itip bedenini ona yaslayarak sıcak nefesini boğazında , eli bluzunun üstünde, avucunu göğsüne bastırmasını mı ?  Drew'in yapacağı gibi ...

۞ ۞ ۞ ۞ ۞ 

Ne zamandan beri dolgun bir kızıl ilgisini çekmez olmuştu ? 
Peki , tamam. Bunun tam tarihini söyleyebilirdi. Violet McGinn uzun çizmeleri ve şu çıldırtıcı gözleriyle ortaya çıkıp ona medyum muhabbeti yapmaya , gelişigüzel veriler anlatmaya ve elini gömleğine sokmaya başladığı gündü.

۞ ۞ ۞ ۞ ۞ 

Violet sırıttı. 'Eşinle boşandığından beri sadece eski eşinin tam zıttı kadınlarla çıkmaya yemin etmişsin.' 
'Arabadan inebilirsin.' 
'Ayrıca bağlanma sorunları da yaşadığını söyledi.' 
'Kapının kolu hemen şurada,' dedi sesinde kızgınlık olmadan. 'Kilitli falan değil.' 
Violet kahkaha attı. Anlaşılan onun kızgın numarasını yutmuyordu. 

۞ ۞ ۞ ۞ ۞ 

 'Bunu her yaptığında seni öpmek istiyorum,' dedi Drew. 
 'Ne?' 
'Dudağını ısırdığında. Dünya üzerindeki en mükemmel dudaklara zarar vermene engel olmak için en azından bu kadarını yapabilirim. Bu sonuca varmak için tüm dudakları dikkatle incelemiş değilim ama senin dudaklarını daha yakından tanımak için..' 
'Öpüşmek yok,' dedi Violet kapıdan çekilerek. 

۞ ۞ ۞ ۞ ۞ 



VERDİĞİM PUAN : 5/5



BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI