kitap yorumları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap yorumları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yorum : Kelebekler Gamsız Uçar - Ahmed Günbay Yıldız

Resmi büyütmek için üzerine tıklayın.

  Uzun zaman bloga giremediğim için öncelikle hepinizden özür diliyorum. Sınavlar , bilgisayarın bozulması , küçük çaplı bir deprem yaşamamız sonucu ilgilenemedim. Kitaplar ellerimin arasından su gibi kayarken burasının böyle boş durması hiç hoş olmadı tabi :( En kısa zamanda telafi etmeyi düşünüyorum.

Kitap Adı : Kelebekler Gamsız Uçar
Yayınevi : Timaş Yayınları
Sayfa Sayısı : 320
Satın alabileceğiniz yerler : D&R | kitapyurdu


  Kitap bir dedeye duyulacak sevgiyi bu kadar güzel anlatabilirdi! 

  Haluk küçüklüğünden beri dedesine hayran , sessiz sakin , büyümüşte küçülmüş ve olgun mu olgun bir çocuktur. Anne ve babası ise kendi işlerine dalmışlardır  , çocukları ile ilgilenmezler. Olaylar Haluk'un dedesinin kullandığı cümlelerin aynısını kullanması ve bunu ailenin fark etmesi ile başlar. Aşırı kıskanç (bana göre) anne ve baba Haluk'un dedesi ile görüşmesini olabildiğince engellemeye çalışır. Ne yazık ki hiçbir çözüm işe yaramaz. Haluk dünyayı dedesinin gözüyle görmektedir. Ona göre dünya gelip geçici zevklerle dolu değildir.

Yorumum : 

  Bir önceki paragrafta bahsettiğim olaylar kitabın sadece ilk 50 sayfasını kapsıyor.Aslında konu o kadar çeşitli ki! Yazarın usta üslubu sayesinde olay akışı kopmadan tüm olanlar kitaba aktarılmış. Yani okurken sıkılma gibi bir durumunuzun olacağını düşünmüyorum. Sayfalar kendiliğinden aktı elimde.  Ancak şunu da belirtmekte fayda görüyorum. Fantastik-aşk kitaplarına bayılan bir arkadaşım kitabı yarım bıraktı. Eğer bunun gibi gerçek hayattan bahseden ve yoğunlukla hüzün işleyen kitapları sevmiyorsanız elinizi kitaba doğru uzatmayın bile! Aldığınıza , alacağınıza pişman olabilirsiniz.
   Kitabı okurken sıklıkla şu cümleyi kullandım : 'Yok artık yaa! Her şey de Haluk'un başına geliyor.' Çünkü ne zaman bir bela olsa hepsi dönüp dolaşıp Haluk'un yakasına yapışıyor. Mahalleye gelen tüm kızların Haluk'a sarkıntılık durumları da ayrı bir komedi unsuruydu tabi... Üstelik bu kızları seven oğlanların  -ki mutlaka var- Haluk , acaba benim sevdiğime yüz vermiş mi yoksa uygun bir üslupla uyarmış mı diye düşünmeden kavga çıkarmaları beni sinir etti! Kızlar da gururuna yediremiyor tabi reddedildiklerini söylemeyi. Kitabı bu tür olaylar yüzünden parçalamadığım için kendimle gurur duyuyorum :D 

  

Verdiğim Puan : 3/5








Yorum : Su (Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları) - Buket Uzuner



Türü : Doğaüstü , Polisiye 
Sayfa sayısı : 329
Satın alabileceğiniz yerler : D&R | Pandora | Idefix | MaxKitap | Kitapyurdu



Yorumum : 

 Herkese merhaba! Bir yeni kitap yorumuyla daha karşınızdayım. Bu sefer ki kitabımız Buket Uzuner'e ait Su kitabı. Devam kitapları daha çıkmadı ama en kısa zamanda çıkar umarım.
  Okuduğum Türk yazarların sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Çünkü
fantastik kitaplar okumayı tercih ediyorum ve neden bilmiyorum bizim yazarlarımızın yazdığı fantastik kitapları okurken bir şeyler eksikmiş gibi geliyor. Tabi diğer türleri yazma yetenekleri de yabancı yazarlara göre daha iyi bence , özellikle dram kitapları :) 
   Bu yüzden elime bu kitabı aldığım zaman kafamda çoktan bir duvar oluşmuştu. Yine sıkıntıyla okuyacağım bir kitap diye düşünmüştüm , çok geçmeden haksız olduğumu fark ettim. Çünkü kitap Şamanlığı ve Eski Türkleri o kadar akıcı bir dille dile getirmiş ki kitabı okurken zaman su gibi akıp geçti :)
  Fantastik kısmı beni hayal kırıklığına uğratmadı , bilmiyorum belki de benim beklentilerim çok düşüktü. Ancak hiçbir mantık hatası ve uyuşmamazlık yoktu. Kafama takılan sorular da olmadan kitabı bitirdim :)
  Kitap kayıp gazeteci Defne Kaman'ın ailesinin, Komiser Ali Haydar Ümit Kaman'a kayıp ihbarı vermesi ile başlıyor. Defne'nin anneannesi tuhaf olsa ve Defne'nin vapura bindikten sonra inmemesi ilgi çekici olsa bile Komiser Ali bunu kafasına takmıyor çünkü çok yakın bir zamanda yıllık izne çıkacak. Dere kenarında , çimenliklerin üzerinden uzanmasını hayal ediyor ancak işler istediği gibi gitmiyor. Defne Kaman, Komiser'e ıslak kıyafetlerle görünüp tuhaf şifrelerin yazılı olduğu kağıtlar veriyor. Komiser ise istemeden de olsa kendini bu işin içinde buluyor. 
  Olaylar bu şekilde gelişiyor , sonu ise merak uyandırıcı bir şekilde bitiyor :)
  Şunu da eklemeden geçemeyeceğim , kitabı tam bir polisiye roman olarak elinize almayın! Ya da tam bir fantastik kitap da değil. Yazar birçok konuyu harmanlamış ve sadece biri ön plana çıkmıyor :)

Alıntılar : 

 " Çıkarsız paylaşılan saf mutluluk o kadar eşsiz ve nadir bir güzelliktir ki , onun bu yüzden dünyada daima en çok kıskanılan ve satın alınamayacak tek mutluluk olduğu söylenir. "


" Hepsine inandılar ve mantıklı buldular da ne bir yunusun bir insanı koruyacağına , ne de bir insanın ölümden kurtulmak için yunusa dönüşebileceğine inandılar.Kendilerinden boşanmak isteyen karılarını günde beşer beşer bıçaklayıp doğrayan kocalarla , ölmemek için devlete yalvardığı halde korunmayan , göz göre göre ölen kadınların olabilirliğine inandılar. Erkeklere , kendilerini dünyanın hakimi zannetmelerine yol açan resmi eğitime ve külüre , onların işsiz ve yoksul kalınca kendilerini iktidarsız hissederek , biraz da mecburen karı ve kızlarına işkence ettiklerine , daha ilginci , bunun tabiat kanunu olduğuna bile ikna oldular ama bir yunusun insana iyilik yapacağına hayatta inanmadılar."

Verdiğim Puan : 5/5








BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI