5 yıldız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 yıldız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

YORUM : Kıyamet Sonrası - Susan Ee

Penryn’in küçük kız kardeşi Paige kayboldu. İnsanlar korkuyor.
Bir annenin kalbi kırık.
Penryn San Francisco sokaklarında kardeşini arıyor. Sokaklar neden bu kadar boş? Herkes nereye kayboldu?
Paige kardeşinin izini sürerken, meleklerin gizli planının merkezini buluyor ve ürkütücü gerçeklerle yüz yüze geliyor.
Raffe kanatlarının peşinde. Onlarsız meleklere katılması imkansız. Tekrar kanatlarını kazanmak ya da Penryn’in hayatını kurtarmak arasında kaldığında, hangisini seçecek?

Melekler, insanlar ve canavarların korku dolu hikayesi, Meleğin Düşüşü’nün ardından, Kıyamet Sonrası ile devam ediyor...
Orijinal Adı : World After 
Seri Sıralaması : Penryn & the End of Days #2
Goodreads Puanı : 4.21 (73,602 oylama)
Sayfa Sayısı : 360 sayfa
Yayınevi : DEX
Etiket Fiyatı : 24 tl 
İlk kitabın yorumunu okumak için buraya tıklayın.
***
  Penryn ve Raffe , Paige'ı kurtarmayı başardılar ama önlerinde büyük bir sorun var.Çünkü Paige insansı özelliklerinin birkaçını kaybetmiş. Sadece insan eti ile beslenebilen bir yarı-canavar artık. 
    Paige'ı kurtarmalarına rağmen Raffe'nin kanatları başka bir meleğin sırtına takılı. Raffe hala kanatlarını arıyor ancak bu yolculukta Penryn'e gerek yok. Penryn çoktan kardeşini buldu ve amacını tamamladı. 
    Yine de Paige'deki tuhaflıklar bitmek bilmiyor. Ablasını ve annesini bırakıp melek yuvasına geri döndü. Bu durumda Penryn'de melek dolu yeni bir binaya girmek ve kardeşini tekrar eski haline getirmek zorunda. 
Serinin orijinal kapakları. 
   Herkese merhaba! Serinin ikinci kitabı ile karşınızdayım. Serinin ilk kitabı olan Meleğin Düşüşü'nü 2 günde bitirmiştim. Kıyamet Sonrası'nda ise yeni bir rekor kırdım ve kitabı bir günde bitirdim. Ne kadar akıcı olduğunu anlatamam. Kitabı elinizden bırakmak için kerpeten falan lazım herhalde. Olaysız geçen tek bir sayfa yok. Yazarı çizgisini bozmadığı ve bu kitabı da ilk kitap kadar heyecanlı yaptığı için tebrik ediyorum.Şimdi kitabı incelemeye başlayalım. 
   İlk kitabı okuduysanız -okumayanlar bu kelimeden sonra devam etmesinler - son sayfada Raffe'nin Penryn'i öldü zannettiğini hatırlarsınız. Akrep sokması sonucu Penryn paralize hale geliyor ve çevresindeki herkes öldü zannediyordu. Bu yüzden kitabın neredeyse sonuna kadar Raffe yok. Penryn'i kaybettiği için büyük bir yas içinde ve sadece kanatlarını aramaya odaklanmış. O yüzden kitabın ilk 200 sayfasında gözlerim Raffe'yi aradı. Zaten yazar ilk kitapta da çok fazla romantizm yazmamıştı ve bu kitapta da yoktu. Üçüncü kitapta büyük bir sahne beklediğimi söyleyebilirim. Ne bileyim , Raffe azıcık ilgi göstersin artık kıza. Kıskansın ya da sevdiğini belli etsin. Yoksa kitapta bol bol aksiyon ama çok az romantizm oluyor. Eğer üçüncü kitapta da romantizm göremezsem yazara üzüntü dolu bir mail atmayı planlıyorum. 
   Yukarıda belirttiğim sorun dışında kitap kusursuzdu diyebilirim. Karakterlerimiz değişmeden yollarına devam ediyorlar. Birkaç yeni karakter eklendi ama geçiciydi. 
   Goodreads'te okuduğum yorumlarda herkes kitabın sonunun çok merak uyandırıcı olduğunu söylemiş ama bana göre öyle değildi. Güzel bir son muydu? Evet. Ama üçüncü kitabı hemen okumamı sağlayan bir son değildi. Zaten o sahneden sonra ne olacağını aşağı yukarı tahmin ediyorsunuz. O yüzden efsanevi bir son beklemeyin. 
   Rahatsız olduğum bir diğer konu ise serinin kapakları. Bir orijinal kapağa bakın bir de Türk basımına. Daha klişe bir kapak olamazdı herhalde. Ne koyalım diye çok düşünmüşler ve sonunda melek kanadında karar kılmışlar. Birde grimsi siyah kanadın kitapla ne alakası var? Orijinal kapağın kanadını alsaydınız keşke.

  
  Özetle , ikinci kitabını okudum ve seriyi hala daha öneriyorum. Fantastik severler kaçırmasın. Pişman olacakları bir seri olmayacak. Üçüncü kitapta görüşmek üzere...

Puanım : 5/5

YORUM : Meleğin Düşüşü - Susan Ee

   Kıyamet melekleri yeryüzüne inip tüm dünyayı yakıp yıktığından bu yana altı hafta geçti. Gündüzleri sokak çeteleri hüküm sürüyor, geceleri korkunun ta kendisi. Bir gün savaşçı melekler küçük bir kızı kaçırdılar, tekerlekli sandalyeye mahkum, aç biilaç halde, ufacık bir kızı. Kızın ablası, Penryn, kardeşini kurtarmak için elinden geleni ardına koymayacak. Buna, aslında düşmanı olan bir melekle bir anlaşma yapmak dahil olsa bile. Raffe, kanatları kesilmiş, gücünü yitirmiş bir melek. Binlerce yıl savaştıktan sonra şimdi hayatı, gencecik bir kızın ellerinde. Penryn ve Raffe, korkunun ve tuhaf yaratıkların hüküm sürdüğü bir dünyada bir başlarınalar, hayatta kalmak için de birbirlerine ihtiyaçları var. Her şeye rağmen sağ kalıp düşman meleklerin inine gitmeliler. Penryn burada kardeşini bulmayı umut ediyor. Raffe ise binlerce yıllık düşmanlarına karşı tek başına savaşıp kanatlarını ve eski gücünü yeniden kazanmayı.
Orijinal Adı : Angelfall
Seri Sıralaması : Penryn&the End of Days #1
Goodreads Puanı : 4.18 (134,893 oylama)
Sayfa Sayısı : 316 sayfa
Yayınevi : Dex
Etiket Fiyatı : 24 tl 
***
   Kıyamet koptu. Melekler yeryüzüne indi ve peşlerinde büyük depremler , tsunamiler getirdiler. Bunun sonucunda dünya düzeni bozuldu ve insanlar ilkel hayvanlara döndüler. Gündüzleri insan çeteleri boş binaları yağmalıyor , geceleri ise melekler ortaya çıkıyor.
    Penryn , psikolojik rahatsızlığı olan annesi ve tekerlekli sandalyeye mahkum kız kardeşi ile hayatta kalmalı. Gündüzleri çetelere karşı savaşamayacakları için tek bir seçenekleri var ; geceleri dışarı çıkmak.
    Herhangi bir melekle karşılaşmamayı umarak dışarı çıkıyorlar ancak şans onların yanında değil. Kanatları kesilmek üzere olan bir melek görüyor. Penryn , meleğe yardım etmek isterken diğer melekler kız kardeşini kaçırıyorlar. 
    Penryn kız kardeşini geri almak için melekle bir anlaşma yapıyor. O kardeşini melek ise kanatlarını geri alacak. 
"Küçükken hep Külkedisi olacağımı düşlemiştim ama sanırım yaptıklarımdan sonra benden artık ancak kötü kalpli cadı olurdu.Ne var ki Külkedisi de intikamcı meleklerin istila ettiği bir kıyamet sonrası dünyada yaşamıyordu."
   Herkese merhaba! Müthiş bir fantastik kitapla karşınızdayım. "Neden daha önce okumadım ki" diye yakındığım , sabahtan akşama kadar derse gittiğim halde 2 günde bitirdiğim ve anında serinin ikinci kitabına başladığım bir eser. 
     Nereden başlasam bilmiyorum. Kitabın kurgusu da karakterleri de harika! Kitapta olaylar ve heyecan bitmiyor , her daim bir şeyler oluyor ve kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Yazarın kalemi de akıcı. Sizi yormadan , kafa karışıklığına mahal vermeden ilerliyor. 
     Kitabın kurgusuna özgün diyemem , klasik bir melek kitabı ama yazar araya farklı ve özgün bir şeyler de katmış. Spoiler olmaması adına buraya yazmıyorum :D 
     Ve karakterler....Hangi birini anlatsam bilmiyorum. Favori karakterim olan Penryn'den başlayayım. Daha önceki yazılarımı okuyanlar bilir , ezilen , büzülen , sürekli kurtarılmayı bekleyen kadın karakterlerden tiksiniyorum. Hele de aksiyon dolu fantastik kitaplarda hiç çekilmiyorlar. Penryn ise bu tip karakterlerin tam tersi. Annesinin sağlık durumu yüzünden kendini ondan savunmasını öğrenmiş. Neredeyse tüm savunma sporlarını yapmış , her daim spor ayakkabısı ve kargo pantolonu ile gezen biri. Rahat mı rahat bir tip anlayacağınız. Raffe'ye ve kız kardeşine olan sadakati de benden tam puan kazandı. 
   İkinci karakterimiz ; kanadı kırık , boynu bükük Raffe'miz. Kitap boyunca onun kim olduğuna , neden kanadı kesildiğine dair bir fikrimiz yok. Gerçi kitabın sonunda kim olduğunu öğrenmek sizi biraz şaşırtabilir. 
   Ben Raffe karakterini de sevdim ama ondan önce Raffe ve Penryn arasındaki ilişkiyi sevdim. Yazar ana karakterleri ikinci sayfada aşık edeyim , beşinci sayfada evlendireyim derdine düşmemiş. Zaten kitabın yarısına kadar aralarında "hoşlanma" denilen şeyin bile lafı geçmedi. Yazarın ilişkiyi yavaş ama oturaklı bir şekilde kurgulamasını sevdim. Çünkü jilet hızıyla aşık olan karakterlerden bıkıyoruz artık. 
  Sevdiğim şeylerden bahsettim ama sevmediğim bir durumu da atlamadan geçmek olmaz. Hepimiz Dex'in "kalitesine" aşinayız ama bunu dile getirmeden geçemeyeceğim : Sayın Dex , bu kitabın hali ne? Sayfaları biraz daha inceltirseniz arkasını görebileceğiz. Kitap kuş gibi hafif ya. Sayfaların rengi de bir tuhaf. Saman kağıt gibi hafif sarıya yakın. Memlekette kağıt kıtlığı mı başladı benim mi haberim yok? Sizin 3 sayfanız kalınlığında 1 sayfası olan kitaplar var. Gözünüzü seveyim , malzemeden çalmayın artık.
   Bu kısa serzenişimden sonra yazar umarım ikinci kitabı da bunun kadar güzel yazmıştır diyorum ve yorumumu sonlandırıyorum. 

   Kısacası herkesin okumasını önerdiğim bir kitap. Fantastik severler mutlaka okumalı. Fantastik türüne başlamak isteyenler de bu kitapla -veya Ateş serisiyle- başlayabilirler. 

Puanım : 5/5

YORUM : Raşomon - Ryunosuke Akutagava

    Akutagava, ilk hikâyesi olan "Raşomon"da işinden atılmış bir uşaktan bahseder. Uşak, Raşomon kulesinde, peruk yapmak için ölü bir kadının saçlarını yolmakta olan yaşlı bir cadaloz görür. "yaşamak için bunu yapmaya mecbur olduğumu bilseydi, belki bana kızmazdı" diyerek durumu açıklamaya çalışır yaşlı cadı. Uşak alaycı bir şekilde "Yaa, öyle mi? O zaman hırsızlık yapma sırası bende. Yapmazsam ben de açlıktan öleceğim" der ve elbiselerini üstünden çıkarıp alarak kadını bir tekmeyle kokmuş cesetlerin arasına yuvarlar.
   Akutagava'nın yaratmış olduğu ırz düşmanları, katiller ve fanatikler üzerine hiçbir zaman merhamet güneşi doğmaz; çünkü yazar, tıpkı başı dumanlı Fuji dağı gibi insanların aczine uzaktan ve soğuk bakmaktadır. Ölümünden birkaç ay önce yazmış olduğu şiirde yazarın nihilizmi çok çarpıcı bir biçimde gözlenmektedir.
Orijinal Adı : Rashomon and Other Stories
Seri Sıralaması : Herhangi bir seriye ait değil. 
Goodreads Puanı : 4.05 ( 1,285 oylama)
Sayfa Sayısı : 240 sayfa
Yayınevi : Boğaziçi Üniversitesi Yayınları
Etiket Fiyatı : 25 tl 
***
  İşinden atılan uşak , Raşomon kulesinin önünde oturmaktadır. Geleceği hakkında endişelenirken yağmur yağmaya başlar ve kulenin içine sığınır. Kulenin içinde gördüğü manzara ise onu şoke eder. Yaşlı bir cadı kuledeki ölü insanların saçlarını yolmaktadır. 
   Çinli,dindar bir kadın ailesine bakabilmek için kendini pazarlamaya karar verir.Vicdan azabı çekse de Tanrı'nın onu affedeceğini düşünmektedir. Bir gün müşterilerinden biri duvardaki İsa resmi ile alay eder ve o gece ikilinin hayatı sonsuza dek değişir. 
   Kuytu bir köşede bir samuray öldürülür. Samuray'ın karısı o öldürülürken kaçar ve katil bilinmememektedir. Hakimin olayı çözmesi zaman alacaktır. 
   Herkese merhaba! Bugün Japon edebiyatının büyük yazarlarından biri ile karşınızdayım ; Ryunosuke Akutagava. Kendisinin birçok öyküsü filme aktarılmış ve adına ödül töreni düzenlenmiş. Modern edebiyatın başlangıcı sayılıyor. Japonya'da bu kadar popüler olmasına karşın ülkemizde Murakami kadar bilinmiyor.
    Yukarıda yazdığım 3 paragraf , kitaptaki 3 farklı hikaye sadece. Kitap yaklaşık 10 hikayeden oluşuyor. Hepsi de birbirinden güzel ve özgün. Son 2 hikayede ise yazar kendi yaşadıklarını anlatıyor.Akutagava'nın intihar etmeden önce yazdığı hikayeler.O hikayelerden yazarın depresyonda olduğunu ve mental sorunlarla uğraştığını anlayoruz. 
    Hikayeler tek tek ele alındığında bir sürü film , dizi çıkar diye düşünüyorum. Kitaba tek kelimeyle bayıldım! Kurgu , üslup hepsi harika. Hikaye severlerin mutlaka okumasını öneriyorum. 

Puanım : 5/5

YORUM : Golem ve Cin - Helene Wecker

Korkunç güçlere sahip bir büyücü tarafından, yalnızlık çeken bir adam için kilden yapılmış bir golem...
Ve bin yıllık esaretinden uyanan bir cin... Bu iki olağanüstü varlığın yolu 1899 yılında New York'ta kesişir. Farklı olmaktır onların kaderi... Hikâyeleri herkes gibidir aslında, kendini farklı ve yalnız hisseden her insan gibi...
Ve tehlike, onlar için sadece bir adım ötededir hep.
Golem ve Cin iki ayrı kültürün efsanelerinden besleniyor ve zengin anlatımı sayesinde okuru ilk sayfadan itibaren içine alıyor. 2013 yılının en iyi kitapları listelerini altüst eden bu roman Türkiye'de de çok sevilecek.
Orijinal Adı : The Golem and the Jinni
Seri Sıralaması : Herhangi bir seriye ait değil. 
Goodreads Puanı : 4.1 (70,730 oylama)
Sayfa Sayısı : 640 sayfa
Yayınevi : Doğan Kitap
Etiket Fiyatı : 32 tl
***
  Polonya'da dini ilimlerin karanlık tarafıyla uğraşan bir adam vardır : Yehudah Schaalman. Bir gün müşterilerinden biri ondan bir golem yapmasını ister. Ancak bu golem , savaşmak için değil eş olmak için yapılacaktır. Yehudah tüm mağrifetlerini kullanır ve müşterisinin istediğini yapar. Müşterisi , eşi olan golem ile Amerika'ya yolculuğa çıkar. Ne yazık ki yolculuk esnasında adam ölür. Sahipsiz kalan golem koca New York'ta tek başına kalır.
   Bu sırada uzak diyarlardan gelmiş bir ibriğin yolu kalaycı dükkanına düşer. Kalaycı adam , ibriğin üstündeki antik desenler karşısında şaşırır. İbriği incelerken beklenmedik bir şey olur. Dükkanı aydınlanır ve ibriğin içinden bir cin çıkar. 
  Herkese merhaba! Beklenmedik bir kurgusu ve güzel bir anlatımı olan mükemmel bir kitapla karşınızdayım. Şimdi teker teker kitabın özelliklerini ele alalım. 
   Öncelikle Golem ve Cin yazarın ilk kitabıymış ama yazarın deneyimli bir yazara yakın kalemi var. Kurguda en ufak bir açığa izin vermiyor. Kitap bittiğinde aklınızda en ufak bir soru kalmıyor. Mantık hatası yok. Her şey yerine oturuyor kitap bitince. Zaten kitap hakkında birkaç yazı okuyunca da yazarın derin bir araştırma yaptığını öğrendim. Kitapta fazlalık edecek bilgi yok. Aksine yerinde bilgiler var. Ama bu bilgilerin kitabın akıcılığını bozacağını düşünmeyin. Kitabın kurgusu içinde bu bilgiler harmanlanıp gidiyor. 
   Kitabın kurgusu yukarıdaki özetten çok daha detaylı. Golem ve cin nasıl tanışacak derken geçmişle bağları bile ortaya çıkıyor. Son sayfaya kadar pür dikkat okuyorsunuz. 
   Ben kitaba bayıldım. Kurgu ilginizi çektiyse sizde düşünmeden okuyun derim. 

  Kısacası ; kültürel motiflerle bezenmiş,mistik bir havası olan, farklı bir kurgu okumak isteyenlere kitabı öneriyorum. Sayfa sayısı gözünüzü korkutabilir ama su gibi akıyor. 

Puanım : 5/5

YORUM : Zevk ve Acı - Karina Halle

  İntikam bir kere damarlarınıza girdiyse, zevki de acıyı da tadacaksınız demektir.
  Ellie; yahut Eden, avcı, asi ve güzel. İntikam soğuk bir yemekse onunkini dondurucuya koymalı. Öylesine soğukkanlı ve öylesine hırslı. Hatta intikamını alamazsa yaşamaya devam edemeyeceğini düşünüyor. Hayatını karartan adamla ilgili kusursuz bir planı var, ama işler tabii ki de planladığı gibi gitmiyor.
  Javier; av, hem de en zorlusundan, büyük bir mafya babasının sağ kolu. Ellie, pardon Eden hayatına giriyor. Javier, aniden karşısına çıkan bu gizemli, seksi ve isyankâr kızın büyüsüne kapılıyor.
  Bu amansız, ateşli ve karşı konulamaz hikâyede bir süre sonra av ile avcı içinden çıkamayacakları bir çıkmaza giriyorlar. Onları takip etmeye var mısınız?
Orijinal Adı : On The Street
Seri Sıralaması : Artist Üçlemesi #0.5
Goodreads Puanı : 4.28 (9,1515 oylama)
Sayfa Sayısı : 224 sayfa
Yayınevi : Novella Yayınları
Etiket Fiyatı : 15 tl 
***
   Ellie Watt , kendine yeni bir isim -Eden White- bulup geçmişinde ona acı çektiren adamdan intikam almaya gider. İntikam alabilmesinin tek yolu ise onun en yakın adamlarından birini baştan çıkarmaktır. Ellie için bu zor bir şeydir çünkü şu yaşına kadar biri ile ilişkisi olmamıştır. Yine de intikam soğuk yenen bir yemektir. Ne pahasına olursa olsun bacağını asitle yakan adama gününü gösterecektir. 
    Javier intikam almak istediği mafya babasının en yakın adamıdır. Bu yüzden onunla yakınlaşır. Ancak duygularına söz geçirmek sandığı kadar kolay olmayacaktır.
Orijinal Kapak 
   Zevk  ve Acı , Artist üçlemesinden bağımsız bir kitap. Üçlemenin ilk kitabı olan Günahlar ve İğneler de okuduğumuz hikayenin öncesini anlatıyor. Ben Zevk ve Acı'yı serinin ikinci kitabı zannederek almıştım ama seriden ayrıymış. Bunu öğrenince hayal kırıklığına uğramıştım ama Zevk ve Acı müthişti!
   Şöyle söyleyeyim , Günahlar ve İğneler'e 3 yıldız vermiştim çünkü karakterler çok yüzeyseldi. Ruhsuz ve basitti. Kurgunun harcandığını düşünüyordum ama neyse ki Zevk ve Acı'da yazar karakterlere duygu yükleyebilmiş. Okurken gerçekten Ellie gibi hissedebildim.
   İlk kitapta en sevdiğim karakter Javier olmuştu ve hikayesini merak etmiştim. İyi ki Zevk ve Acı'yı almışım. Gerçekten merak ettiğim her şeye cevap buldum. Kitabın başlarında Javier'ı fazla yumuşak bulmuştum açıkçası. Çünkü Ellie için yemek pişiriyordu , centilmendi vs. Gerçek bir kötü karakter beklemiştim. Sonuçta adam mafyanın sağ kolu. Neyse ki yazar kitabın sonunda sözlerimi yutturdu. Javier , gerçekten kötü bir adam. O yüzden kitabın başında - benim gibi- ona ısınmasanız iyi olur :D 
   Bu arada kitabın basımı da çok güzel. Yalnız esmer bir Meksikalı adama karşılık kapağa sarışın ve mavi gözlü birini koymayı saçma buldum. Orijinal kapak da güzel değil zaten ama en azından karakterle uyumlu. 

   Kısacası ; çok güzel bir kitaptı benim için. 200 küsür sayfayı bir günde bitirdim. Bayağı akıcı bir kitap. Seriye başlamayanların önce bu kitaptan başlamasını öneririm. Yalnız bunu okuduktan sonra Günahlar ve İğneler size kötü gelebilir. Çünkü gerçekten yazarın anlatımı değişiyor. Yine de seriye bir şans verilebilir. 

Puanım : 5/5

YORUM : Momo - Michael Ende

  Momo karşısındakileri, aptal insanların bile aklına parlak düşünceler getirtecek şekilde dinlerdi... Momo'nun yanında oynanan oyunlar başka hiçbir yerde oynanamazdı. Yaşanılan gün içinde çok büyük bir sır vardır. Bu büyük sır zamandır. Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır, ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki, bazen bir saatlik süre insana ömür kadar uzun gelirken, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Çünkü zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir. Bu gerçeği hiç kimse duman adamlardan daha iyi bilemezdi. Bir saatlik, bir dakikalık, hatta bir saniyelik yaşamın değerini hiç kimse onlar kadar iyi ölçemezdi. İnsanların zamanı üzerine planlar kuruyorlar, ince hesaplarla hazırlanmış planlar. Yaptıklarından kimsenin haberdar olmaması onlar için çok önemliydi. Büyük kente yerleşip halkın arasına karışırken hiç dikkat çekmemişlerdi. Hiç kimse farkına bile varmadan adım adım ilerliyor ve insanlara egemen oluyorlardı. Zamanınızı çalıyorlar sevgili dostlar, kendi istekleri uğruna sizi kandırıyor ve zamanınızı çalıyorlar... ama Momo ve çocuklar sizi uyarıyor... Ey İnsanlık, dinle ve anla!... Onikiye beş kaldı... Aç gözünü, tetikte ol... Hırsız çaldı zamanı. Okuyun ve anlayın... zamanınızı çalıyorlar.
Orijinal Adı : Momo
Seri Sıralaması : Herhangi bir seriye ait değil. 
Goodreads Puanı :  4.28 (32,272 oylama)
Sayfa Sayısı : 305 sayfa
Yayınevi : Kabalcı Yayınları 
Etiket Fiyatı : 20 tl 
***
   Momo normal çocukların aksine bir aileye , yuvaya veya geçmişe sahip değildir. Küçük bir kentte birden var olmuştur. Kent halkı onu bağrına basmış ve yetkililerden kızı saklamıştır. 
     Halk Momo'yu çok sever çünkü Momo da kimsede olmayan bir özellik vardır : Dinlemek. Onun dinleme şekli sayesinde herkes ona derdini anlatabilir. Onun yanında oyun oynayan çocuklar başka hiçbir yerde o oyunun tadını alamaz. 
    Ancak gel zaman git zaman Momo'nun misafirleri azalır. Momo'nun bu olayın gizemini çözmesi zaman alacaktır. 
   Momo hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse ; 1986 da filme de çekilmiş bir çocuk kitabıdır. Çocuk kitabı dediğime bakmayın yetişkinler için bile öğüt alınması gereken bir eser. Ayrıca hayatımda okuduğum en anlamlı kitaplardan biriydi. Yazar çok güzel bir konuya parmak basmış. Üstelik konuyu gizli gizli imalarla , sembollerle süslemiş. Öylesine okuduğunuz bir cümle bile bir gönderme olabiliyor. 
    Akıcı ve anlatımı hoş bir eser aynı zamanda. 300 sayfa su gibi akıyor. Bittiğinde sizi düşündürüyor ve üzüyor. Üzmesinin nedeni kitapta anlatılan sorunun gerçek hayatta çözüme ulaşamaması. Şöyle ki , kitapta sorun insanların kalabalık şehirler arasında yalnız ve zamansız yaşaması. Kitap mutlu sonla bitiyor ama gerçek yaşamda biz git gide zamanımızı boş işlere harcıyoruz. Eğlenceyi gereksiz bir iş olarak görüyoruz ama "gerekli" işler yaptığımızda eğlenmeyi özlüyoruz. Zamanı işimiz için harcıyoruz ama yine de az geliyor. Bu da kısır döngüye neden oluyor. 

  Kısacası 7 den 70 e herkesin okuması gereken bir yapıt olduğunu düşünüyorum. Ben tek kelime ile bayıldım! Yazarın başka kitaplarını da en kısa zamanda okuyacağım. 


Puanım : 5/5

YORUM : Çöküş ve Yükseliş - Leigh Bardugo

  Hepimiz ölürüz ama herkes bir amaç uğruna ölmez. Güneşin Elçisi Alina, Karanlıklar Efendisi'yle yaptığı son savaştan mağlubiyetle ayrıldıktan sonra yeraltındaki tünellere, Beyaz Katedral'e sığınır. Oldukça zayıf düşmüştür ve güneş ışığı olmadığı için gücünü de çağıramamaktadır.Tek çare, eski haline kavuşana kadar Apparat'ın dediklerini yapmaktır. Malyen ve Grishaların gizli bir planla Apparat'ı kontrol altına alması,Güneşin Elçisi adına mücadeleyi daha da zora sokar. Alina'nın şimdi, Karanlıklar Efendisi'ni alt etmesi için gereken tek gücün anahtarı olan ateşkuşunu bulması gerekmektedir. Peki onu bulup üç büyüteci bir araya getirdiğinde, Karanlıklar Efendisi'yle yüzleşerek Karanlıklar Diyarı'nı yok edecek kadar kuvvetli olabilecek midir?
Orijinal Adı :  Ruin and Rising
Goodreads Puanı : 4.19 (43,753 oylama)
Seri Sıralaması : Grisha Serisi #3
Sayfa Sayısı : 432 sayfa
Yayınevi : Martı Yayınları 
Etiket Fiyatı : 19 tl 
***
Yorum serinin ilk iki kitabını okumayanlar için spoiler içerir!
   Alina Starkov , Karanlıklar Efendisi ile yaptığı son savaştan sağ çıkmıştır ancak ordusu büyük kayıp vermiştir. Apparat onlara yardım eli uzatır. Güneşin Elçisi Alina ve askerlerini yer altındaki katedraline davet eder. Ancak güneş ışığının ulaşamadığı bu yerde Alina günden güne zayıflar. Sanki ona inanan insanları o değil , Apparat yönetmektedir. Malen ve diğerlerinden ayrı tutulan Alina çaresizliğe düşer.
   Bu nedenle Apparat'tan kaçma yollarını arar. Kaçmayı başardığında ise Ravka hiçte beklediği gibi değildir. Karanlıklar Efendisi Batı Ravka'yı kontrol etmek için Karanlıklar Diyarı'nı genişletmek ister. Nikolai'den haber yoktur. Bu durumda Karanlıklar Efendisi'ni durdurmak Alina'ya düşer. Bunun için de Ateşkuşu'nu bulmak zorundadır...
   Bir zamanlar yemekhanede karşılıklı yemek yediğim kızın şimdilerde Tanrısal güçlerim olduğunu düşünmesi tuhaf geliyordu.
   Kitap müthişti! Yazarın seri sonunu güzel yazamayacağından endişelenmiştim ama boşunaymış. Çünkü tam istediğim gibi bitti. Kafamdaki tüm sorular cevap buldu ve Ateşkuşu bölümü beni şaşırttı. Sadece Karanlıklar Efendisi hakkında bir şeye üzüldüm ama spoiler olmaması için söylemeyeceğim. Siz okuduğunuz zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız zaten. Keşke Karanlıklar Efendisi'nin hikayesi öyle bitmeseydi dedim.
   Kitabın başlarında sinir oldum diyebilirim. Alina çok zayıftı , güçsüzdü. Apparat'a karşı koyan kimse yoktu. Keşke kitabın sonunda Apparat'ı öldürseydi dedim o derece sinir oldum o karaktere. 
  Seriye genel bir bakış atacak olursak; Grisha serisi herkese önerebileceğim bir seri oldu benim için. Kurgusu özgündü ve karakterler de istikrarlıydı. Serinin ikinci kitabı Kuşatma ve Fırtına diğerlerine göre daha yavaş ilerledi ama onu geçiş kitabı olarak düşünürsek mazur görebiliriz sanırım. Seriyi fantastik severler bir an önce edinsin :)


Puanım : 5/5

YORUM : Gölge ve Kemik - Leigh Bardugo

   "Bekle!" diye sesimi yükselttim ama o çoktan arkasını dönmüştü. Kolunu tuttum, bizi izleyenlerden gelen şaşkınlık dolu seslere aldırış etmedim. "Bir yanlışlık olmalı. Ben... düşündüğünüz gibi..." Yavaşça bana dönüp kolunu tutan elime ters ters bakınca sustum. Elimi çektim ama öyle hemen geri adım atmayacaktım. "Ben düşündüğünüz kişi değilim," diye fısıldadım çaresizce.
  Karanlıklar Efendisi biraz daha yakınıma geldi, sadece benim duyabileceğim bir sesle, "Kim olduğunu bildiğini hiç sanmıyorum!" dedi.
Orijinal Adı : Shadow and Bone
Seri Sıralaması : Grisha Serisi #1
Goodreads Puanı : 4.07 (110,835 oylama)
Sayfa Sayısı : 384 sayfa
Yayınevi : Martı Yayınları 
Etiket Fiyatı : 20 tl
***
  Alina Starkov dünyaya gözlerini Ravka'da bir yetim olarak açmıştır. Belli bir yaşa kadar yetimhane de kalmıştır ancak yeteneğini anlamak için kraliyetten insanlar geldiğinde yetimhaneden ayrılmak zorunda kalır. O ve en yakın arkadaşı Malyen , 1. Orduda göreve başlarlar. Malyen izci , Alina ise haritacı olur. 
  1. Ordu kraliyet için ön saflarda savaşan değersiz askerlerden oluşmaktadır. Bu yüzden Alina ve Malyen hayatta kalmak için ellerinden geleni yapmak zorundadırlar. 

  Kitabı anlayabilmek için birkaç şey bilmek gerekiyor çünkü yazar arka kapakta veya ilk sayfalarda bize hiçbir şey anlatmıyor. Sanırım biraz gizemli takılmaya çalışmış çünkü 100 sayfa kadar okuyunca ancak nasıl bir dünya kurgulandığını anlıyorsunuz. 
  Gerçek Deniz'in (The True Sea) sağında üç devlet bir arada yaşamaktadır. Bunlar Ravka , Shu Han ve Fjerda'dır. Ravka'nın askerleri iki orduya ayrılır. 1. Ordu normal insanlardan oluşan bir ordudur ama Kral'ın 2. Ordusunun büyü gücü vardır. 2. Ordu Grisha adı verilen askerlerden oluşur.  Shu Han büyü gücü olan bu insanlara -'ruhsuz' olduğu gerekçesiyle- düşmandır. Fjerda ise bu büyü gücünü ele geçirmek ister. 
  Ancak bu üç ülkeninde başa çıkamadığı bir yer vardır : Karanlıklar Diyarı (The Unsea). Karanlıklar Diyarı , 20 cm ötesini göremeyeceğiniz kadar sisli bir yerdir. Ancak buraya geçilmesi zor kılan şey sis değil , volcralardır. Volcralar , insan eti ile beslenen, uçabilen ama kör olan yaratıklardır. 
  Birde Karanlıklar Efendisi var tabi...Spoiler olmaması adına bir şey söylemek istemiyorum. Sadece Ravka'da Kral'dan sonra en yetkili kişi olduğunu bilin :)
  Kitaba bayıldım. Özellikle yazarın kurguladığı dünya çok karışık ve güzeldi. Çoğu kişi Ravka , Rusya'ya benzediği için yakınmış ama bence zaten yazarın amacı buydu. Yani tüm o isimlerden , içkilerden çok kolay anlaşılıyordu bu. 
  Kitabın kapağına vuruldum zaten...Serinin tüm kitaplarının kapakları çok güzel ve uyumlu. Yayınevi de orijinal kapakla çıkarttığı için özellikle teşekkür ederim! 
  Kitabın sonu beni şaşırttı. Şu sıralar tüm kitapların sonunu tahmin ettiğim için Gölge ve Kemik'in bu konuda yeri bende ayrı olacak.
  
  
   Fantastik severlerin hepsine gözü kapalı önerebileceğim bir kitap oldu. Serinin diğer kitaplarını da okumaya başladım. Umarım hepsi ilk kitap gibidir ve beni hayal kırıklığına uğratmaz. 


Puanım : 5/5

YORUM : Kalbin Ateşi - Rita Hunter

     İskoçya kırsalındaki küçük çiftliğinde koyun yetiştiren Davina Murray, sevdiği erkek tarafından masumiyeti çalınarak terk edilen kardeşinin hayatının en büyük hatasını yapmasının önüne geçememiştir. Ancak onun hayallerini çalan adamın hiçbir şey olmamış gibi pırıltılı yaşamını sürdürmesini kabul etmeyecektir.
    O halde...
   Sadakat, kararlılık ve öfkenin yol gösterdiği bir planın, tatlı dil, ölçülü bir hafifmeşreplik, çalışılmış bakışlar ve biraz da cesaretle süslendiğinde uygun dozda bir intikama dönüşmesinin önüne geçebilecek ne tür bir engel olabilir ki?
     Belki sadece korumacı bir kuzen...
     Abbey Kontu Stephan Ramsey kuzeninin hayatına aniden giren bu çarpıcı kadının bir şeylerin peşinde olduğunun farkındadır. Kalbinin tekrar kırılmasını istemediği kuzenini korumak için Davina Murray'nin cazibesine kalkan olarak kendi tecrübesini öne sürdüğünde ikisi arasında patlak veren savaş, kısa sürede kalplerini ateşe verecek bir serüvene dönüşecektir.
Orijinal Adı : Kalbin Ateşi
Seri Sıralaması : Ateş Serisi #3
Goodreads Puanı : 4.50 (42 oylama)
Yayınevi : Epsilon Yayınevi
Sayfa Sayısı : 495 sayfa
Etiket Fiyatı : 25 tl 
Serinin ikinci kitabının yorumu için buraya tıklayın.

YORUM : Ruhun Ateşi - Rita Hunter

Sophie Langford çileden çıktığında birilerinin hayatı kökten değişecekti...
Sevgi dolu bir ailede büyüyen Sophie'nin huzur, zenginlik ve bolca sıradanlıkla geçen hayatındaki tek renk, seneler önce bir kazada ailesini kaybeden kuzeni Liliana'ydı.
Ailesine katıldığı ilk günden itibaren anne ve babasının sevgisi de dahil ona ait her şey üzerinde sinsice hak iddia eden kuzenini kabullendiğini sanıyordu Sophie. Hatta Liliana baş döndüren güzelliğiyle ilk aşkını elinden aldığında bile bu kabulleniş elini kolunu bağlamıştı, çünkü babasına Liliana'ya asla kızmayacağına ve onu seveceğine dair söz vermişti.
Ancak sabrının da sınırları vardı ve bir gün o sınırlar küçük bir olayla ortadan kalktığında Sophie'nin aklındaki tek şey kuzeninin meydan okuyuşuydu.
"İlgimi hak eden erkeği bulduğumda onu baştan çıkarmayı dene... Tabii becerebilirsen..." demişti kuzeni. Eh madem istediği buydu...
Leighton Kontu Brendan Blackmore... Kibirli, buz gibi ve ulaşılmaz bir soyluydu. İnsanda merak, heyecan ve nefret uyandıran onca meziyete sahip bu adamın ilgisini çekmek göründüğünden çok daha zordu. Üstelik o ve Liliana birbirlerinden fazlasıyla hoşlanıyorlardı. Ancak Sophie kararlılığının önüne hiçbir kuvvetin çıkmasına izin veremezdi, çünkü Liliana başına gelecekleri çoktan hak etmişti. Üstelik Brendan Blackmore'u her gördüğünde hissettiği kalp çarpıntısı ve umutsuz arzu başka hiçbir teşvike yer bırakmayacak kadar güçlü ama bir o kadar da ürkütücüydü.
Sophie'ye göre Brendan'a dokunmak buzla yanmaktı ve Sophie yanmak istiyordu.
İkisini bir araya getiren skandal, onları artık geri dönüşü olmayan bir yola soktuğunda Sophie ya pes edecek ya da imkânsız gibi görünse de mutluluk için sonuna kadar direnecekti.

Orijinal Adı : Ruhun Ateşi
Seri Sıralaması : Ateş Serisi #2
Goodreads Puanı : 4.54 (80 oylama)
Sayfa Sayısı : 496 sayfa
Yayınevi : Epsilon Yayınları
Etiket Fiyatı : 25 tl 

YORUM : Fırsatçı - Tarryn Fisher

   Her fırsattan istifade etmesiyle bilinen sivri dilli Olivia Kaspen, akılsızca çekip gitmesine izin verdiği eski erkek arkadaşı Caleb Drake ile şans eseri karşılaşınca kendisini ilk aşkıyla ikinci bir şans isterken bulur.
   Caleb'ın hafızasını kaybettiğini öğrenen Olivia, onu geri kazanmak için ne kadar ileri gidebileceğine karar vermelidir. Ancak gerçek kimliğini ve kötü geçmişlerini gizli tutmaya çalışan Olivia'nın en büyük engeli Caleb'ın kurnaz yeni kız arkadaşı, Leah Smith'tir.
Böylece bu iki hırslı kadın arasında kendilerini hatırlamayan bir adamı elde etmek için girdikleri vahşi bir mücadele başlar. Ama çok geçmeden Olivia, bir zamanlar kendisinin olanı almak için savaşırken yalanlarının sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalır.
   Peki, aşk her şeyi affeder mi?

Orijinal Adı : The Opportunist
Seri Sıralaması : Beni Yalanlarımla Sev (Love Me with Lies) #1 
Goodreads Puanı : 4.25 (31,467 oylama)
Sayfa Sayısı : 316 sayfa
Yayınevi : Aspendos Yayınları
Etiket Fiyatı : 18 tl

YORUM : Scarlet - Marissa Meyer

    Dünya Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıyayken, Külkedisi İle Kırmızı Başlıklı Kız'ın Yolları Kesişecek…
Mekanik ustası sayborg Cinder hapishaneden kaçma planları yapıyor ancak bunu başarabilse bile dış dünyanın tehlikelerine karşı kendini nasıl koruyacak?
    Dünya'nın diğer ucunda, Scarlet Benoit'nın büyükannesi günlerdir kayıp. Scarlet büyükannesini bulmasına yardımcı olabilecek bir sokak savaşçısı olan Wolf'la tanıştığında, başta bu yabancıya güvenmekte tereddüt ediyor. Ne de olsa sokaklar 'kurt'larla dolu! Yolları kesişen Scarlet, Wolf ve Cinder birlikte esrarengiz bir maceraya atılırken onları bekleyen yeni bir gizemden habersizler. Şimdi üç masal kahramanı da Ay Ülkesi kraliçesinin hep bir adım önünde olmak zorunda. Çünkü kötü kalpli kraliçe, yakışıklı prensi kendi kralı ve esiri yapmak için elinden geleni ardına koymayacak.


Orijinal Adı : Scarlet 
Seri Sıralaması : Bir Ay Günlüğü Serisi (Lunar Chronicles) #2
Goodreads Puanı : 4.31 (101,980 oylama)
Sayfa Sayısı : 272 sayfa 
Yayınevi : Artemis Yayınları 
Etiket Fiyatı : 24 tl 
Serinin ilk kitabının yorumu için buraya tıklayın.

YORUM : Kördüğüm - Calia Read

    Bir ay önce, akıl hastanesine yatırıldım. Dün, Lachlan ziyaretime geldi. Beni öptü ve aklımı kaçırmaya başladığımı söyledi. Saatler sonra Max düşüncelerimi işgal etti; deli olmadığımı ve bana ihtiyacı olduğunu hatırlattı. Birkaç dakika önce geçmişimi aydınlatmaya çalışarak gerçeklikten daha da uzaklaştım… Şimdi, herkes benim aklımı kaçırdığımı düşünüyor ama ben onun gerçek olduğunu ve ne gördüğümü biliyorum… Bana inanıyor musun?
    "Seksi, gizemli ve etkileyici bir hikâye… Calia Read'in kelimeleri sizi esir edecek ve aklınızı başınızdan alacak!"
-Claire Contreras, There is No Light in Darkness'in Yazarı-

Orjinal Adı : Unravel
Seri Sıralaması : Herhangi bir seriye ait değil.
Goodreads Puanı : 4.11 (5,509 oylama)
Sayfa Sayısı : 336 sayfa
Yayınevi : Yabancı Yayınları 
Etiket Fiyatı : 20 tl

YORUM : Siyah Buz - Becca Fitzpatrick

   Âşık olmak hiç bu kadar tehlikeli olmamıştı… Beni ona bakarken yakalayınca hemen gözlerimi kaçırdım. Bakarken yakaladığına inanamıyordum. Ona karşı hissedebileceğim çekim fikrinden nefret ettim.Beni rehin almıştı. Beni isteğim dışında alıkoymuştu. Son iyilikleri bunu değiştiremezdi. Kendime onun gerçekte kim olduğunu hatırlatmalıydım.Ama gerçekte kimdi?





Orjinal Adı : Black Ice
Seri Sıralaması : Herhangi bir seriye ait değil.
Goodreads Puanı : 3.85 ( 9,281 oylama)
Sayfa Sayısı : 384 sayfa
Yayınevi : Pegasus Yayınları
Etiket Fiyatı : 30 tl 

YORUM : Gözlerindeki Canavar - J.M. Darhower

      Kırmızı Başlıklı Kız, Koca Kötü Kurt'a âşık olursa… Ignazio Vitale iyi bir adam değildi. Onu ilk gördüğümde tehlikeyi sezmiştim. Karanlık ve öldürücü… Büyüleyici ve ürkütücü... İstediğim her şey ve ihtiyacım olan son şey... Saplantı…
     Beni ağına düşürmesi, yatağa atması ve hayatına dahil etmesi çok uzun sürmedi. Onun sırları vardı, hayal bile edemeyeceğim sırlar… Gözlerindeki karanlık, ürkütücü ve heyecan vericiydi. O, yakışıklı prens maskesi ardına gizlenmiş bir canavardı ve maskesini çıkardığında her şey değişmişti. Ondan nefret etmek istiyordum. Bazen ediyordum da... Ama bu onu sevmeme engel olmuyordu. (Tanıtım Bülteninden)

Orjinal Adı : Monster in His Eyes
Seri Sıralaması : Gözlerindeki Canavar Serisi (Monster in His Eyes) #1
Goodreads Puanı : 4.30 (12,053 oylama)
Sayfa Sayısı : 448 sayfa
Yayınevi : Yabancı Yayınları 
Etiket Fiyatı :  23 tl

***
   Karissa Reed , babası tarafından doğar doğmaz terk edilmiştir. Üstüne üstlük bir de Karissa'nın evden çıkmasına karşı , paranoyak bir anneye sahiptir. Hayatı boyunca 'yuva' diyebileceği bir yeri olmamıştır. Ancak bir gün annesini karşısına alır ve NYU'da okumak istediğini söyler. 

YORUM : Ateşli Kalp - Richelle Mead

Kanbağı serisine bayılıyoruz."
-Entertainment Weekly-
"Diğer vampir kitaplarından çok farklı."
-Associated Press-
"Kan emme öyküleri meraklılarının seçimi."
-MTV's Hollywood-
(Tanıtım Bülteninden)


Orjinal Adı : The Fiery Heart 
Seri Sıralaması : Kanbağı(Bloodlines) Serisi #4
Goodreads Puanı : 4.43 (33,021 oylama)
Sayfa Sayısı : 448 sayfa
Yayınevi : Artemis Yayınları
Etiket Fiyatı : 22 tl
Serinin ilk kitabının yorumu burada.
Serinin ikinci kitabının yorumu burada.
Serinin üçüncü kitabının yorumu burada.

***
not : Kurgu ilk üç kitaba bağlı olduğu için ve spoiler içerebileceği için uzun uzun anlatılmayacaktır.

  Olaylar kaldığı yerden tüm hızıyla devam ediyor...Sydney'in Palm Springs'teki 'vampir bakıcılığı' görevi hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı.Neden mi ? Çünkü sonunda asıl olaylar başladı. 

YORUM : Kan ve Yıldız Işığı Günleri - Laini Taylor

Bir zamanlar melek ve şeytan birbirine âşık oldu. Savaşların son bulduğu ve akan kanın durduğu bir dünya düşlediler. Bu dünya, O dünya değil, ne hazin…

"Elinizde bırakmak istemeyeceksiniz."
-Entertainment Weekly-

"Kader, umut ve kendini arayışa dair nefes kesici, romantik bir fantezi."
-The New York Times-

"Bir seri nadiren bu kadar nefis başlar."
-Kirkus Review-

"Ustaca yazılmış ve temposu güzel kurgulanmış."
-Publishers Weekly-

Orjinal Adı : Days of Blood & Starlight
Seri Sıralaması : Duman ve Kemiğin Kızı #2
Goodreads Puanı : 4.26 (52,437 oylama)
Yayınevi : Artemis Yayınları
Sayfa Sayısı : 490 sayfa
Etiket Fiyatı : 25 tl
İlk kitabın yorumu için buraya tıklayın.

YORUM : Kanbağı - Richelle Mead


Sydney'in en son isteyeceği şey, vampirlerle arkadaşlık etmekle suçlanmak. Ve şimdi bir vampirle aynı odada!
"Sydney'e yeniden dövme yap," dedi Stanton kararlı bir sesle. "Zoe konusunda kararımız belli değil, ona şimdiden dövme yapmayalım."
Gözlerim kardeşimin lekesiz ve solgun yanaklarına kaydı. Evet.
Orada bir zambak olmadıkça özgürdü. Dövme teninize bir kez işlendi mi, dönüşü yoktu. Artık Simyacılara aitsiniz demekti.


Orijinal Adı : Bloodlines
Seri Sıralaması : Kanbağı Serisi #1
Goodreads Puanı : 4.24 (105,002 oylama)
Yayınevi : Artemis Yayınları
Sayfa Sayısı : 450 sayfa
Etiket Fiyatı : 22 tl 

***
  Kanbağı , Vampir Akademisi'nden tanıdığımız karakterlerle başlıyor. Eddie , Mason , Sydney , Adrian yazarın VA'da ikinci plana attığı karakterlerdi , bu seride ise ana karakterler olarak karşımıza çıkıyorlar. 
   Ana karakterimiz Sydney bir Simyacı. Son kitapta hatırlayacağınız üzere Simyacılar, vampirleri ve dampirleri insanlardan uzak tutmak gibi 'üstün' bir görevi üstleniyorlar. Sydney de küçüklüğünden beri vampirlerden nefret etmek üzere eğitiliyor. Büyüyü doğanın dengesini bozan bir uğraş olarak görüyor. 

YORUM : Duman ve Kemiğin Kızı - Laini Taylor

Bir zamanlar şeytanın ininde, yerde tüylerle oynayan masum bir kızdı.O, artık masum değil...                                                           Zuzana defteri alırken, arkadaşları Pavel ve Dina, kızın omzunun üzerinden çizimlere bakmak için uzandı. Karou'nun çizim defteri okulda bir efsaneye dönüşmüştü ve elden ele dolaşan defterdeki yeni çizimler her gün hayranlıkla incelenirdi. Bu defter -hayatı boyunca çiziktirdiği doksan ikinci defter- lastik bantlarla sarılıydı ve Zuzana bunları koparırcasına çıkardığı anda defter açılıverdi. Defterin her bir sayfası tutkal ve boyayla öylesine şişmişti ki cildi her an dağılabilirdi. Defter bir yelpaze gibi açılırken Karou'nun özgün karakterleri sayfalar üzerinde harika ve fazlasıyla tuhaf çizgileriyle dalgalandı. Ama kimse bu karakterlerin gerçek olduğunu tahmin bile edemezdi.

Orjinal Adı : Daughter of Smoke&Bone 
Seri Sıralaması : Duman ve Kemiğin Kızı #1
Goodreads Puanı : 4.06 (134,535 oylama)
Sayfa Sayısı : 444 sayfa
Yayınevi : Artemis Yayınları
Etiket Fiyatı : 20 tl

***
  Karou , normal bir aileye sahip olmayan genç bir ressamdır. Yarı insan yarı hayvan ailesi ile Prag'da yaşarlar. Issa , Twiga ve Yasri ile birlikte bir nevi büyücü olan Brimstone'a yardım eder. Onu besleyip büyüten bu insanlar Kimera adı verilen mitolojik bir türden gelmektedir. Sürekli diş toplarlar ve büyü ile insanların dileklerini gerçekleştirirler. 

YORUM : Umutsuz - Colleen Hoover



Lise son sınıf öğrencisi olan Sky çapkınlığı kendi şanıyla yarışan Dean Holder'la tanışır. İlk karşılaştıkları andan itibaren Holder onu hem korkutur hem de cezbeder. Ona dair bir şeyler, Sky'ın derinlere gömmek için çok uğraştığı sıkıntılı geçmişine ait anılarını ateşler. Sky ondan uzak durmaya kararlı olsa da Holder'ın kararlı tutumu ve esrarengiz gülümsemesi savunmasını yerle bir edip aralarındaki bağın güçlenmesini sağlar. Ama gizemli Holder'ın sakladığı sırlar vardır, bu sırlar ortaya çıkar çıkmaz Sky sonsuza kadar değişir ve güven duygusu gerçekler karşısında yenilgiye uğrar.Sky ve Holder ancak çıplak gerçeklerle cesurca yüzleşerek yaralarını iyileştirebilecek ve sınır tanımadan yaşayıp birbirlerini sevebileceklerdir. Umutsuz nefesinizi kesecek, merakınızı uyandıracak size ilk aşkınızı hatırlatacak bir roman.

Sayfa Sayısı : 429 sayfa
Orjinal Adı : Hopeless
Goodreads Puanı : 4.42 (128,688 oylama)
Yayınevi : Epsilon Yayınevi 
Etiket Fiyatı : 22 tl

***
  Sky , beş yaşında evlatlık verilmiştir. Teknolojiden nefret eden annesi Karen, Sky'a lise sona kadar evde eğitim verir. Ne cep telefonu ne bilgisayarı ne televizyonu vardır. 
    En yakın arkadaşı Six sayesinde son senesini bir devlet okulunda geçirmek ister. Ancak lise hayatı sandığından çok farklıdır. Daha ilk zamanlarında dışlanır ve hakarete uğrar. Markette karşılaştığı yakışıklı çocuk ise Sky'ın hayatını tamamen değiştirecektir. 
   Dean Holder , herkesin adını bildiği ancak kimsenin yanına yaklaşamadığı , öfke sorunları olan biridir. Sürekli değişen ruh hali başta Sky'ı ürkütse de kısa zamanda arkadaş olurlar. Ancak hem Sky'ın hem Holder'ın geçmişte yaşadıkları söz konusu olduğunda bu ince arkadaşlık çizgisi geçilecektir. 


“ Eğer gerçekten beni öpmek istiyorsan, neden öpmüyorsun?” Kız arkadaş kelimesini içeren bir cevap vermesinden korkuyordum.Yüzümü iki elinin arasına alıp yukarı doğru kaldırdı... 'Çünkü' diye fısıldadı. 'Hissetmemenden korkuyorum.' "
   Yazarın kurgusu , anlatımı , oluşturduğu komik ve bir o kadar da zeki diyaloglar yüzünden kitabı elimden bırakamadım. Dean ve Sky düşünülerek oluşturulmuş , gerçekçi karakterlerdi. Kitap son sayfasına kadar hızını kesmeden devam ediyor ve yazar çok güzel bir yerde bitiriyor. 


  Kitap adı ile çok uyumlu. "Umutsuz" kelimesinden başka bir isim konamazdı diye düşünüyorum. Holder ve Sky o kadar sorunlu kişiler ki -geçmişleri yüzünden- başlarına gelen olayları nasıl atlattıkları ile ilgili en ufak bir fikrim yok. Aynısı benim başıma gelse o kadar kolay atlatamazdım diye düşünüyorum. 
  Kitabı -genç yetişkin türünü sevmeseniz bile- herkese öneriyorum. Bu kadar geç okuduğum için pişmanım zaten. Herkes o kadar överken aklım neredeydi bilmiyorum :)

 Puanım : 5/5


BLOG DESIGN BY BİR OTAKUNUN DÜNYASI